Keçiboynuzu Tüketiminde Aflatoksin ve Gıda Güvenliği
Aflatoksinler, bazı küf türlerinin ürettiği ve gıda güvenliği açısından en çok izlenen doğal bulaşanlar arasında yer alan bileşiklerdir. Kurutulmuş meyveler, kuruyemişler ve tahıllar gibi kurutularak depolanan ürünler, uygun olmayan koşullarda küflenme riski taşıdığı için bu konu keçiboynuzu için de önemlidir.
Devamını OkuKeçiboynuzu Güvesi (Ectomyelois ceratoniae) ile Mücadele
Keçiboynuzu güvesi, Türkiye'de daha çok harnup güvesi adıyla bilinen Ectomyelois ceratoniae, keçiboynuzunun bahçede ve depoda karşılaştığı en önemli zararlıdır. Larvaları baklanın içinde beslenerek meyveyi kirletir ve ticari değerini düşürür. Üstelik bu güve yalnızca keçiboynuzunda değil, nar, turunçgiller, incir, hurma ve badem gibi pek çok üründe de zarar yapar.
Devamını OkuKeçiboynuzu İhracatında Kalite Standartları
Keçiboynuzu ihracatında alıcıların ilk baktığı şey çoğu zaman fiyat değil, ürünün kalite spesifikasyonudur. Nem oranı, yabancı madde, mikotoksinler, böceklenme ve mikrobiyolojik değerler, bir partinin kabul edilip edilmeyeceğini belirleyen temel kriterlerdir.
Devamını OkuKeçiboynuzu Meyvesi Nasıl Kurutulur ve Depolanır?
Keçiboynuzu, ağaç üzerinde olgunlaşırken kendiliğinden su kaybeden ve doğru koşullarda uzun süre saklanabilen bir meyvedir. Ancak bu dayanıklılık, hasat sonrasında nemin, sıcaklığın ve depo hijyeninin doğru yönetilmesine bağlıdır. Yetersiz kurutulmuş ya da nemli ortamda bekletilmiş baklalarda küflenme, kalite kaybı ve böcek zararı riski artar.
Devamını OkuKeçiboynuzu Hasadı Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?
Keçiboynuzu hasadı, Akdeniz kıyılarında genellikle yaz sonunda başlayan ve bölgeye göre sonbahar boyunca süren, büyük ölçüde el emeğine dayalı bir iştir. Baklalar ağaçta olgunlaşıp kurumaya başladığında uzun sırıklarla dallardan düşürülür, ağaç altına serilen ağ ya da örtülerde toplanır. Doğru zamanda yapılan hasat hem meyvenin kalitesini hem de bir sonraki yılın ürününü doğrudan etkiler.
Devamını Oku