CAROB TÜRKİYE

Carob Turkiye, keçiboynuzu ürünlerini dünya genelindeki müşterilere ulaştıran, kaliteli ve doğal ürünlerle küresel pazara ihracat yapan bir firmadır.

Saray Mah, Hanımağa Sokak 3-1, 07400

Haritalarda Gör

[email protected]

0242 517 40 45

Whatsapp Hattımız

Keçiboynuzu Ekstraksiyon Teknolojileri

Keçiboynuzu Ekstraksiyon Teknolojileri
Keçiboynuzu Görüntülenme (71)

Keçiboynuzu Ekstraksiyon Teknolojileri

Keçiboynuzu şırası, pekmezi, şurubu ve ekstraktı gibi ürünlerin ortak noktası, meyvedeki çözünür bileşenlerin bir çözücüye, çoğunlukla da suya aktarılmasıdır. Bu aşamaya ekstraksiyon denir ve kullanılan yöntem; şeker verimini, fenolik bileşiklerin miktarını, tadı, rengi ve üretim süresini doğrudan etkiler.

Bu yazıda geleneksel sulu ekstraksiyondan ultrason ve mikrodalga destekli yöntemlere, oradan saflaştırma ve zenginleştirme tekniklerine kadar keçiboynuzunda kullanılan ekstraksiyon teknolojilerini bilimsel çalışmalar ışığında karşılaştırmalı olarak ele alıyoruz.

Ekstraksiyon Nedir ve Keçiboynuzunda Neden Önemlidir?

Ekstraksiyon, bir hammaddedeki istenen bileşenlerin uygun bir çözücü yardımıyla katı yapıdan sıvı faza aktarılmasıdır. Keçiboynuzu meyvesinin etli kısmı (pulp) yüksek oranda şeker, lif ve fenolik bileşik içerir. Kıbrıs Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden Antoniou ve arkadaşlarının (2020) aktardığına göre keçiboynuzu kırıkları kuru ağırlık üzerinden yaklaşık yüzde 48–56 şeker, yaklaşık yüzde 40 ham lif, yüzde 2–7 protein ve yüzde 1,4–2,0 toplam polifenol içermektedir.

Aynı çalışma, keçiboynuzu kırıklarının sulu ekstraksiyonunu keçiboynuzu şırası ve pekmezi üretiminin "temel adımı" olarak tanımlar. Çünkü pekmez ya da şurup, aslında bu şıranın yoğunlaştırılmış hâlidir. Dolayısıyla ekstraksiyonda ne kadar şeker çözeltiye geçerse, sonraki yoğunlaştırma aşamasında o kadar verimli bir üretim yapılabilir.

Ekstraksiyonun zorluğu, keçiboynuzunun lifli yapısından kaynaklanır. Munzur Üniversitesi'nde yapılan bir doktora tezinde (Eroğlu, 2020), geleneksel keçiboynuzu pekmezi üretiminde şıra elde etmek için ekstraksiyon süresinin 12 saatten 3 güne kadar uzayabildiği, bunun da meyvenin lifli yapısı nedeniyle şekerin zor çözünmesinden kaynaklandığı belirtilmektedir. Yeni ekstraksiyon teknolojilerinin büyük kısmı da bu süreyi kısaltmak veya verimi artırmak amacıyla geliştirilmiştir.

Geleneksel Sulu Ekstraksiyon

En yaygın ve en eski yöntem, kırılmış keçiboynuzunun suda bekletilmesi veya ısıtılarak suyla temas ettirilmesidir. Bu yöntemin avantajı basitliği ve organik çözücü gerektirmemesidir; gıda ürünleri için suyun tercih edilmesi de bu nedenle doğaldır.

Antoniou ve arkadaşları, sulu ekstraksiyonda verimi etkileyen dört temel değişkeni incelemiştir: hammaddenin kaynağı, kırık boyutu, sıcaklık ve süre. Çalışmanın dikkat çekici bulguları şunlardır:

  • Fenolik bileşik miktarını en çok belirleyen etken hammaddenin kaynağı olmuştur.
  • Hammadde kaynağı, sakaroz, glukoz ve fruktozun birbirine oranını da etkilemiştir; bu durum şıranın algılanan tatlılığını değiştirebilir.
  • Isıyla desteklenen ekstraksiyonda sıcaklığın 25 °C'den 75 °C'ye çıkarılması, fenolikleri şekerlere göre daha fazla çözeltiye geçirmiştir.
  • 25 °C'de sürenin uzatılması ise fenoliklerde aşırı artışa yol açmadan şeker verimini iyileştirmiştir.

Bu sonuç pratikte önemlidir: "Daha sıcak su, daha iyi ekstraksiyon" anlayışı her zaman doğru değildir. Yüksek sıcaklık, şıraya daha fazla fenolik bileşik geçirerek ürünün tadını burukluğa doğru kaydırabilir. Araştırmacılar, şeker verimini artırmak için ısı desteğine dayanmanın sınırlı kaldığını, ortam sıcaklığına yakın koşullarda daha uzun süreli ekstraksiyonun fenolikleri düşük tutarak şeker verimini artırabileceğini belirtmektedir.

Parça Boyutunun Etkisi

Ekstraksiyonda çözücünün temas ettiği yüzey alanı arttıkça kütle aktarımı genellikle hızlanır. Antoniou ve arkadaşları iki kırık boyutunu karşılaştırmıştır: 9–13 mm'lik orta boy kırık ve 1–4 mm'lik toz boyutundaki kırık. Kırık boyutunun etkisi ultrason destekli ekstraksiyonda ısı destekli yönteme göre daha belirgin bulunmuş, ancak ultrason süresi uzadıkça bu etkinin azaldığı görülmüştür.

Araştırmacıların pratik bir gözlemi de not edilmeye değer: Hafif karıştırma yapılan denemelerde toz boyutundaki kırıklar dibe çökerek çözücünün dolaşımını engellemiş, sürekli ultrason uygulamasında ise bu sorun aşılmıştır. Çalışmada toz boyutundaki kırıkların endüstriyel keçiboynuzu kırma işleminin kaçınılmaz ve düşük maliyetli bir yan ürünü olduğu, çoğunlukla yem olarak ya da şıra ve pekmez üretiminde değerlendirildiği belirtilmektedir.

Mersin Üniversitesi'nde yapılan bir doktora tezinde (Yalım Kaya, 2010) de keçiboynuzundan yüksek saflıkta şeker şurubu üretimi için parçacık boyutu, su/meyve oranı, ekstraksiyon sıcaklığı ve süresi birlikte optimize edilmiştir. Bu yaklaşım, ekstraksiyonun tek bir ayar değil, birbirini etkileyen değişkenlerin dengelenmesi olduğunu gösterir.

Ultrason Destekli Ekstraksiyon

Ultrason destekli ekstraksiyonda, sıvı ortama uygulanan yüksek frekanslı ses dalgaları küçük kabarcıkların oluşup çökmesine (kavitasyon) yol açar. Bu etki hücre yapılarını gevşeterek çözünür bileşenlerin sıvıya geçişini hızlandırabilir. Yöntemin keçiboynuzu için cazip yanı, nispeten düşük sıcaklıklarda kısa sürede sonuç verebilmesidir.

Eroğlu'nun (2020) tezinde ultrason destekli ekstraksiyon koşulları süre, sıcaklık, meyve/çözücü oranı ve ultrason gücü değişkenleriyle optimize edilmiş; en uygun koşullar 40 °C, 21 dakika, 1:9 oran ve yüzde 84 ultrason gücü olarak belirlenmiştir. Ultrasonik şıradan üretilen pekmez, geleneksel şıradan üretilen pekmezle karşılaştırıldığında kimyasal bileşim, renk, antioksidan kapasite ve toplam fenolik madde bakımından önemli bir fark bulunmamıştır. HMF değerlerinin ultrason uygulamasında biraz daha yüksek olduğu, ancak kabul edilebilir sınırların altında kaldığı bildirilmiştir. Yazar, yöntemin saatler süren geleneksel ekstraksiyonu yaklaşık 21 dakikaya indirebileceği sonucuna varmıştır.

Antoniou ve arkadaşları da ultrasonun özellikle toz boyutundaki kırıklardan şeker ekstraksiyonunda etkili bir araç olduğunu belirtmektedir. Bir başka çalışmada (Ben Hamouda ve ark., 2025) maserasyon ve ultrason destekli ekstraksiyon, antioksidan verimini artırmak amacıyla etanol derişimi, sıcaklık, süre ve ultrason gücü gibi değişkenler üzerinden karşılaştırmalı olarak optimize edilmiştir.

Mikrodalga ve Süperkritik Akışkan Ekstraksiyonu

Mikrodalga destekli ekstraksiyonda enerji doğrudan çözücü ve hammadde içindeki suya aktarılır; bu sayede ısınma hızlı gerçekleşir ve hücre içi basınç artışı bileşenlerin dışarı çıkmasını kolaylaştırabilir. Süperkritik akışkan ekstraksiyonunda ise genellikle karbondioksit, kritik sıcaklık ve basıncın üzerindeki koşullarda çözücü olarak kullanılır.

Fas, İtalya ve İspanya'dan araştırmacıların yer aldığı bir çalışmada (Mansouri ve ark., 2022) keçiboynuzu meyvesinden fenolik bileşiklerin elde edilmesinde dört yöntem karşılaştırılmıştır. Sonuçlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Yöntem (Mansouri ve ark., 2022) Toplam fenolik (mg GAE/g kuru madde)
Mikrodalga destekli ekstraksiyon 34,35
Süperkritik akışkan (CO₂) ekstraksiyonu 28,38
Ultrason destekli ekstraksiyon 20,38
Soxhlet ekstraksiyonu 11,55

Bu çalışmada mikrodalga uygulaması kapalı kapta 100 °C'de, 400 W güçte ve aseton/su karışımıyla yapılmıştır. Toplam flavonoid ve kondense tanen değerleri de en yüksek mikrodalga ekstraktında bulunmuştur. Burada önemli bir ayrıma dikkat etmek gerekir: Bu tür çalışmalar laboratuvar ölçeğinde ve çoğu zaman organik çözücülerle, analiz veya biyoaktif bileşik eldesi amacıyla yapılır. Bir gıda ürünü olan şıra ya da pekmez üretiminde ise çözücü sudur ve hedef çoğunlukla şeker verimidir. Bu nedenle bir yöntemin fenolik eldesinde "en iyi" çıkması, gıda üretimi için de en uygun yöntem olduğu anlamına gelmez.

Saflaştırma ve Zenginleştirme: Ekstraksiyondan Sonra Ne Olur?

Ekstraksiyonla elde edilen sıvı; şekerlerin yanında fenolikler, mineraller, proteinler ve askıda katı parçacıklar içerir. Ürünün amacına göre bu sıvı farklı işlemlerden geçirilir:

  • Süzme ve berraklaştırma: Askıdaki katıların ve bulanıklık yapan maddelerin uzaklaştırılması
  • Adsorban uygulaması: Renk ve bazı fenolik bileşiklerin azaltılması
  • Membran filtrasyonu: Moleküllerin boyutlarına göre ayrılması
  • Yoğunlaştırma: Suyun uzaklaştırılarak kuru maddenin artırılması

Yalım Kaya'nın (2010) tezinde berraklaştırma ve saflaştırma adımlarıyla toplam şekeri yaklaşık yüzde 97,26 olan, yüzde 73,62 sakaroz, yüzde 14,58 glukoz ve yüzde 9,06 fruktoz içeren bir şurup elde edildiği bildirilmiştir. Bu örnek, aynı hammaddeden ekstraksiyon sonrası işlemlere bağlı olarak geleneksel pekmezden çok farklı bir ürün elde edilebileceğini gösterir.

Zenginleştirmeye bir örnek de D-pinitol çalışmalarıdır. Hacıoğlu ve arkadaşları (2020), keçiboynuzu ekstraktından D-pinitolü ekstraksiyon, berraklaştırma, adsorban uygulaması ve nanofiltrasyon adımlarıyla zenginleştirmiş; en yüksek D-pinitol derişimine 5 kDa'lık membranla, 3 bar besleme basıncında ve 25 °C'de ulaşarak süzüntüde 10,48 g/L D-pinitol elde etmiştir. D-pinitol hakkında ayrıntılı bilgi için Keçiboynuzunda D-Pinitol Nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.

Soğuk Ekstraksiyon ve "Keçiboynuzu Özü" Ürünleri

Piyasada "keçiboynuzu özü" adıyla satılan bazı ürünler, soğuk ekstraksiyonla elde edilen şıranın düşük sıcaklıkta yoğunlaştırılmasıyla üretildiklerini belirtir. Yavuz Küçük ve Duraklı Velioğlu (2022), bu ürünleri geleneksel keçiboynuzu pekmezleriyle karşılaştırmıştır. Toplam fenolik madde pekmez örneklerinde yaklaşık 5,80–18,00 mg GAE/g, öz örneklerinde 0,10–18,40 mg GAE/g; HMF ise pekmezlerde yaklaşık 0,79–50,25 mg/kg, özlerde 1,25–68,77 mg/kg aralığında bulunmuştur. Araştırmacılar ölçülen özellikler bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak önemli bir fark saptamamış ve bulguların bu ürün grubu için ileride yapılacak düzenlemelere ışık tutabileceğini belirtmiştir.

Bu sonuç, "soğuk" ya da "düşük sıcaklık" ifadesinin tek başına ürün kalitesini garanti etmediğini; asıl belirleyicinin hammadde, proses kontrolü ve son ürün analizleri olduğunu hatırlatır. Ekstrakt ve ekstre kavramları hakkında Carob Extract (Keçiboynuzu Ekstresi) Nedir? yazımızda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

Yöntem Seçerken Nelere Bakılmalı?

Keçiboynuzu ekstraksiyonunda tek bir "en iyi yöntem" yoktur. Seçim, hedef ürüne göre yapılır:

Hedef Öne çıkan yaklaşım Dikkat edilecek nokta
Şıra ve pekmez Sulu ekstraksiyon, gerekirse ultrason desteği Şeker/fenolik dengesi, tat, HMF
Saf şeker şurubu Sulu ekstraksiyon + berraklaştırma ve saflaştırma Renk, berraklık, şeker saflığı
Fenolik/antioksidan ekstraktı Mikrodalga, süperkritik, ultrason (çoğunlukla çözücü karışımlarıyla) Çözücü güvenliği, ölçeklenebilirlik
Belirli bileşen (ör. D-pinitol) Ekstraksiyon + membran ayırma Saflık, verim, maliyet

Doğal kaynaklardan biyoaktif bileşen eldesinde kullanılan ileri ekstraksiyon tekniklerini bir arada değerlendiren derlemeler (ör. Bhadange ve ark., 2024), bu yöntemlerin farklı hammaddelerde giderek daha fazla araştırıldığını göstermektedir. Bununla birlikte ekipman yatırımı, enerji tüketimi ve büyük ölçeğe aktarım gibi konular her işletme için ayrıca hesaplanmalıdır; laboratuvarda alınan iyi sonuçların endüstriyel tesislerde aynı şekilde tekrarlanması her zaman kolay değildir.

Sık Sorulan Sorular

Keçiboynuzu ekstraksiyonunda neden su kullanılır?

Şıra, pekmez ve şurup gibi gıda ürünlerinde hedef çoğunlukla suda çözünen şekerlerdir. Su güvenli, ucuz ve gıdaya uygun bir çözücüdür.

Sıcaklığı artırmak ekstraksiyonu hep iyileştirir mi?

Hayır. Bir çalışmada sıcaklık artışının fenolikleri şekerlere göre daha fazla çözeltiye geçirdiği, bunun da tadı burukluğa kaydırabileceği bildirilmiştir.

Ultrason pekmez kalitesini bozar mı?

İncelenen bir tez çalışmasında ultrason destekli şıradan üretilen pekmez ile geleneksel pekmez arasında bileşim, renk ve antioksidan kapasite bakımından önemli fark bulunmamış; HMF biraz yüksek olsa da sınırların altında kalmıştır.

Mikrodalga yöntemi gıda üretiminde kullanılabilir mi?

Keçiboynuzu çalışmalarında mikrodalga daha çok fenolik bileşik eldesi için ve çoğu zaman organik çözücülerle denenmiştir. Gıda ölçeğinde kullanımı ayrıca değerlendirilmelidir.

Carob Türkiye ile Keçiboynuzu Hammaddesi

Hangi ekstraksiyon yöntemi seçilirse seçilsin, sonucu belirleyen ilk etken hammaddedir. Çalışmaların da gösterdiği gibi hammaddenin kaynağı ve kırık boyutu, şeker ve fenolik verimini doğrudan etkiler.

Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Keçiboynuzu Kırığı (Granül), Keçiboynuzu Ekstraktı ve D-Pinitol Extract sayfalarımızı inceleyebilir, pekmez üretimini anlattığımız Keçiboynuzu Pekmezi Nedir ve Nasıl Yapılır? yazımızı okuyabilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yerli kaynaklar

Eroğlu, Z., "Ultrasonik destekli ekstraksiyon parametrelerinin belirlenerek keçiboynuzundan elde edilen pekmezinin bazı kalite özelliklerinin araştırılması", Doktora Tezi, Munzur Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2020 (YÖK Tez No: 628859). tezara.org/theses/628859

Yalım Kaya, S., "Keçiboynuzu meyvesinden yüksek saflıkta şeker şurubu üretimi", Doktora Tezi, Mersin Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2010 (YÖK Tez No: 283071). tezara.org/theses/283071

Yavuz Küçük, A., Duraklı Velioğlu, S., "'Keçiboynuzu Özü' Adı Altında Satışa Sunulan Ürünün Bazı Kimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi ve Keçiboynuzu Pekmezi ile Karşılaştırılması", Gıda, 47(5), 889–903, 2022. doi.org/10.15237/gida.GD22033

Hacıoğlu, A., Assoumou, U. T. Z., Yıldız, M., Arslan Kulcan, A., Yavuz, İ., Karhan, M., "Optimization of D-pinitol Enrichment from Carob (Keçiboynuzu) Extract by Nanofiltration Using Response Surface Methodology" (makalenin İngilizce başlığı), Turkish Journal of Agriculture – Food Science and Technology, 8(9), 1846–1853, 2020. doi.org/10.24925/turjaf.v8i9.1846-1853.3429

Yabancı kaynaklar

Antoniou, C., Kyratzis, A., Rouphael, Y., Stylianou, S., Kyriacou, M. C., "Heat- and Ultrasound-Assisted Aqueous Extraction of Soluble Carbohydrates and Phenolics from Carob Kibbles of Variable Size and Source Material", Foods, 9(10), 1364, 2020. doi.org/10.3390/foods9101364

Mansouri, F. E., et al., "Evaluation of Different Extraction Methods on the Phenolic Profile and the Antioxidant Potential of Ceratonia siliqua L. Pods Extracts", Molecules, 27(19), 6163, 2022. doi.org/10.3390/molecules27196163

Ben Hamouda, G., Bettaieb Rebey, I., Zar Kalai, F., Hammami, M., Ksouri, R., "Enhancing antioxidant yield from carob (Ceratonia siliqua L.): evaluating the efficacy of maceration and ultrasound-assisted methods", International Journal of Environmental Health Research, 35(7), 1793–1805, 2025. doi.org/10.1080/09603123.2024.2407456

Bhadange, Y. A., Carpenter, J., Saharan, V. K., "A Comprehensive Review on Advanced Extraction Techniques for Retrieving Bioactive Components from Natural Sources", ACS Omega, 9(29), 31274–31297, 2024. doi.org/10.1021/acsomega.4c02718

Bilimsel Kaynaklar
Merak ettikleriniz mi var?