CAROB TÜRKİYE

Carob Turkiye, keçiboynuzu ürünlerini dünya genelindeki müşterilere ulaştıran, kaliteli ve doğal ürünlerle küresel pazara ihracat yapan bir firmadır.

Saray Mah, Hanımağa Sokak 3-1, 07400

Haritalarda Gör

[email protected]

0242 517 40 45

Whatsapp Hattımız

Keçiboynuzunun Olası Yan Etkileri ve Alerjiler

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Keçiboynuzunun Olası Yan Etkileri ve Alerjiler
Keçiboynuzunun Olası Yan Etkileri ve Alerjiler
Beslenme ve Sağlık Görüntülenme (253)

Keçiboynuzunun Olası Yan Etkileri ve Alerjiler

Keçiboynuzu, Akdeniz havzasında uzun süredir tüketilen ve genel olarak güvenli kabul edilen geleneksel bir gıdadır. Ancak her gıdada olduğu gibi keçiboynuzunda da miktar, ürün biçimi ve kişinin sağlık durumu önemlidir. Yüksek lif ve şeker içeriği, bazı kişilerde sindirim şikâyetlerine ya da kan şekeri açısından dikkat gerektiren durumlara yol açabilir.

Bu yazıda keçiboynuzunun olası yan etkilerini, alerji konusundaki bilgileri, keçiboynuzu gamının (E410) durumunu ve ilaç kullanan kişilerin dikkat etmesi gereken noktaları mevcut bilimsel verilerin sınırlarını da belirterek ele alıyoruz.

Keçiboynuzu Güvenli midir?

Keçiboynuzu meyvesi, yüzyıllardır hem insan hem de hayvan beslenmesinde kullanılan, özellikle besin kıtlığı dönemlerinde önemli bir kaynak olmuş geleneksel bir gıdadır (Buzzanca ve ark., 2025). Bu uzun kullanım geçmişi, keçiboynuzunun normal gıda miktarlarında genel olarak iyi tolere edildiğini düşündürür.

Bununla birlikte bilimsel açıdan dürüst olmak gerekir: Keçiboynuzu üzerine yapılan güncel bir derlemede, keçiboynuzunun etkilerini inceleyen klinik çalışmaların sayısının az olduğu ve bu nedenle güvenliği hakkında da sınırlı bilgi bulunduğu belirtilmektedir. Aynı derlemede aktarılan hayvan çalışmalarında farklı keçiboynuzu kısımları uygulanan hayvanlarda toksisite belirtisi, organ hasarı ya da davranış değişikliği görülmediği; yalnızca 2 g/kg gibi yüksek dozlarda keçiboynuzu ekstresi verilen farelerde hareket bozukluğu ve hareketsizlik gözlendiği, hiçbir çalışmada ölüm bildirilmediği aktarılmaktadır (Buzzanca ve ark., 2025).

Bu tablo iki ayrımı önemli kılar: Gıda olarak keçiboynuzu ile konsantre ekstre ve takviyeler aynı şey değildir; hayvanlarda kullanılan yüksek dozlar da günlük beslenmedeki miktarlarla karşılaştırılamaz.

Aşırı Tüketim ve Sindirim Şikâyetleri

Keçiboynuzunun en belirgin özelliklerinden biri yüksek lif içeriğidir. USDA verilerine göre keçiboynuzu ununun 100 gramında yaklaşık 39,8 g diyet lifi bulunur (USDA FoodData Central, FDC 173755). Meyve etinin ham lif oranının yüzde 40'a kadar çıkabildiği ve bu lifin büyük ölçüde selüloz ve hemiselülozdan oluştuğu bildirilmektedir (Buzzanca ve ark., 2025).

Lif genel olarak sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır; ancak lif alımının birden artırılması, özellikle yeterli su içilmediğinde şişkinlik, gaz, karın rahatsızlığı veya bağırsak alışkanlıklarında değişikliklere yol açabilir. Keçiboynuzunu beslenmesine yeni ekleyecek kişilerin küçük miktarlarla başlaması ve sıvı alımını yeterli tutması bu tür şikâyetleri azaltmaya yardımcı olabilir.

Keçiboynuzu aynı zamanda tanenler bakımından zengindir. Meyvedeki tanenlerin buruk tadın başlıca nedeni olduğu ve fazla tanenin acımsı bir not vererek ürünün kabul edilebilirliğini azaltabildiği bildirilmektedir (Buzzanca ve ark., 2025; Soares ve ark., 2020). Geleneksel kullanımda tanenlerin sindirim sistemi üzerinde büzücü etkisi olduğu ve ishal gibi durumlarda kullanıldığı aktarılmaktadır (Buzzanca ve ark., 2025). Bu etki, bazı kişilerde fazla tüketimde kabızlık hissi gibi farklı sonuçlar doğurabilir; ancak bu konuda insanlarda yapılmış ayrıntılı bir çalışmaya bu yazı kapsamında ulaşamadık.

Şeker Yükü: Diyabet ve Kan Şekeri Takibi

Keçiboynuzu tatlı tadını yüksek şeker içeriğine borçludur. USDA verilerine göre keçiboynuzu ununun 100 gramında yaklaşık 49,1 g şeker bulunur. Keçiboynuzu şuruplarında ise toplam şeker oranının yüzde 50 ile 64 arasında değiştiği bildirilmektedir (Rodríguez-Solana ve ark., 2021).

Bu nedenle diyabeti olan, gebelik diyabeti tanısı almış ya da kan şekeri takibi yapılan kişilerin keçiboynuzu ürünlerini, özellikle pekmezi, "doğal" olduğu için serbestçe tüketmemesi gerekir. Keçiboynuzunun kan şekeri üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalar karışık sonuçlar vermektedir. Örneğin glukoz yüklemesiyle birlikte verilen, çözünmez lif ve polifenollerden zengin bir keçiboynuzu preparatının plazma glukoz ve serum insülin yanıtlarını artırdığı bildirilmiştir (Gruendel ve ark., 2007). Keçiboynuzu kaynaklı bir tatlandırıcının glukoz metabolizması üzerindeki etkileri de ayrıca araştırılmıştır (Lambert ve ark., 2018).

Alerji Olasılığı

Keçiboynuzu, baklagiller (Fabaceae) familyasına ait bir ağaçtır (Buzzanca ve ark., 2025). Kakaodaki bileşenlere karşı hassasiyeti olan kişilerin, keçiboynuzu ürünlerini kafein ve teobromin içermediği için tüketebileceği belirtilmektedir (Rodríguez-Solana ve ark., 2021). Bu durum keçiboynuzunu bazı kişiler için iyi bir alternatif yapsa da keçiboynuzunun kendisinin alerji riski taşımadığı anlamına gelmez.

Her bitkisel gıdada olduğu gibi keçiboynuzunda da alerjik reaksiyon olasılığı sıfır değildir. Tıbbi literatürde keçiboynuzu alerjisine ilişkin bilgiler çoğunlukla tek tek olgu bildirimlerinden ve küçük çalışmalardan oluşur; bu nedenle toplumdaki sıklığı hakkında güvenilir bir rakam bulunmamaktadır.

Yer fıstığı alerjisi olanlarda keçiboynuzu

Keçiboynuzu bir baklagil olduğu için yer fıstığı alerjisi olan kişilerde çapraz reaksiyon akla gelir. İtalya'da yer fıstığına karşı anafilaksi öyküsü olan 12 çocukla yapılan çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada çocukların bir kısmında deri testlerinde ve laboratuvar testlerinde keçiboynuzuna karşı duyarlılık saptanmıştır: ham keçiboynuzu pulpu ile deri testi 3 çocukta, ham keçiboynuzu çekirdeği ile 6 çocukta pozitif bulunmuş, pişirilmiş çekirdek preparatı ise hiçbir çocukta deri testi pozitifliği oluşturmamıştır. Buna karşın ham ya da pişirilmiş keçiboynuzu ile yapılan kontrollü yükleme testlerinde hiçbir çocukta klinik reaksiyon görülmemiştir. Araştırmacılar, ısıl işlemin keçiboynuzu proteinlerinin alerjenliğini azalttığını ve pişirilmiş keçiboynuzunun yer fıstığı alerjili çocuklar tarafından tüketilebileceğini bildirmiştir (Fiocchi ve ark., 1999). Bu, küçük bir çalışmadır; testlerde duyarlılık görülebildiği için baklagil alerjisi olan kişilerin yine de alerji uzmanına danışması uygundur.

Mesleki maruziyet: toz ve un soluma

Keçiboynuzu alerjisinin en iyi belgelenen biçimi, yiyerek değil, toz hâlinde soluyarak ortaya çıkan solunum yolu alerjisidir. Belçika'da keçiboynuzu çekirdeği ununa (İngilizce "carob bean flour") iş ortamında maruz kalmaya bağlı rinit ve astım (van der Brempt ve ark., 1992) ile keçiboynuzu çekirdeği ununa bağlı astım (Scoditti ve ark., 1996) olgu bildirimleri yayımlanmıştır. ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (NIOSH) araştırmacılarının bildirdiği bir olguda ise bir peynir üretim tesisinde çalışan kişide işe başladıktan bir yıl sonra yakınmalar başlamış, keçiboynuzu gamına mesleki maruziyetle ilişkilendirilen alerjik sinüzit ve astım, nedeni anlaşılana kadar 16 yıl boyunca giderek ağırlaşmıştır (Hawley ve ark., 2017). Yazarlar, mesleki astımda erken tanının ve kişinin maruziyetten uzaklaştırılmasının önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular özellikle keçiboynuzu gamı, unu ve tozu ile toplu hâlde çalışan üretim tesisleri için toz kontrolü ve kişisel koruyucu donanımın önemini gösterir.

Bunun yanı sıra Çukurova bölgesinde solunum yolu alerjisi olan 614 hastanın deri testlerini inceleyen bir çalışmada keçiboynuzu poleni, bölgede deri testi pozitifliğine neden olan önemli solunum alerjenleri arasında sayılmıştır (Güneşer ve ark., 1996). Bu durum ağacın polenine ilişkindir; meyvenin yenmesiyle ilgili değildir.

Anafilaksi hakkında

Bu yazı için PubMed veri tabanında yaptığımız taramada keçiboynuzu ya da keçiboynuzu gamının yenmesiyle ortaya çıkan anafilaksiyi bildiren bir olgu raporuna ulaşamadık. Benzer bir bitki gamı olan guar gamına (E412) bağlı ağır bir aşırı duyarlılık olgusunda yapılan deri testlerinde ise kontrol olarak denenen keçiboynuzu gamı türevlerine reaksiyon görülmemiştir (Roesch ve ark., 2005). Ulaşamamış olmamız böyle bir reaksiyonun hiç görülmeyeceği anlamına gelmez; ağır alerji belirtilerinde her zaman acil yardım alınmalıdır.

Pratik açıdan şu yaklaşım önerilebilir:

  • Yer fıstığı, soya veya diğer baklagillere karşı bilinen alerjisi olan kişiler, keçiboynuzu ürünlerini denemeden önce alerji uzmanına danışmalıdır.
  • Keçiboynuzu tüketiminden sonra kaşıntı, kurdeşen, dudak veya dilde şişlik, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkarsa tüketim bırakılmalı ve hekime başvurulmalıdır.
  • Nefes darlığı veya yaygın şişlik gibi ağır belirtilerde acil sağlık hizmeti alınmalıdır.
  • Bebek ve küçük çocuklarda yeni gıdalar az miktarda ve hekimle görüşülerek başlatılmalıdır.

Keçiboynuzu Gamı (E410) Hakkında

Keçiboynuzu gamı, uluslararası literatürde locust bean gum olarak bilinen ve çekirdeğin endosperm kısmından elde edilen bir galaktomannandır. Dünya genelinde E410 koduyla gıda katkı maddesi olarak onaylanmış olup dondurma, krema, yoğurt, soslar ve tatlılarda kıvam artırıcı ve stabilizatör olarak kullanılmaktadır (Buzzanca ve ark., 2025; Barak ve Mudgil, 2014).

Aynı derlemede keçiboynuzu gamının, önerilen miktarlarda tüketildiğinde risk oluşturmadığı belirtilmektedir (Buzzanca ve ark., 2025). Gıdalarda kullanılan miktarlar genellikle küçüktür ve ürünün dokusunu düzenleme amacı taşır. Keçiboynuzu gamı içeren ürünler, katkı maddesi listesinde "keçiboynuzu gamı" veya "E410" olarak belirtilir. Keçiboynuzuna karşı hassasiyeti olduğunu bilen kişilerin bu ifadeyi etiketlerde kontrol etmesi yararlı olur.

Bebek mamalarında koyulaştırıcı olarak keçiboynuzu gamı

Keçiboynuzu gamı, kusma ve gaz çıkarma (regürjitasyon) sorunu olan bebekler için üretilen bazı "anti-regürjitan" (AR) mamalarda koyulaştırıcı olarak kullanılır. Endüstri ve akademi araştırmacılarının hazırladığı bir güvenlilik derlemesinde, keçiboynuzu gamının sindirilmeden bağırsaktan geçtiği ve sağlıklı, zamanında doğmuş bebeklerde olumsuz toksik veya beslenmeyle ilgili etkiyle ilişkilendirilmediği; ancak koyulaştırıcıyı uygun olmayan şekilde alan prematüre bebeklerde sınırlı sayıda olası yan etki olgusu bildirildiği aktarılmaktadır (Meunier ve ark., 2014). Prematüre bebeklerde süt koyulaştırmanın nekrotizan enterokolit (ciddi bir bağırsak hastalığı) ile ilişkili olabileceğine dikkat çeken bir yazı da yayımlanmıştır (Clarke ve Robinson, 2004).

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), 2023'te keçiboynuzu gamının 16 haftalıktan küçük bebeklere yönelik özel tıbbi amaçlı mamalarda kullanımını yeniden değerlendirmiş; bazı senaryo ve maruziyet düzeylerinde güvenlik marjının yeterli bulunduğunu, bazılarında ise bulunmadığını bildirmiştir (EFSA FAF Panel, 2023). Ayrıca İtalya'dan bildirilen bir olguda, doğumsal hipotiroidi nedeniyle levotiroksin kullanan bir bebeğin tiroid değerleri keçiboynuzu gamıyla koyulaştırılmış mamaya geçildikten sonra bozulmuş, mama kesildikten sonra düzelmiştir; yazarlar bu mamaların ilacın emilimini etkileyebileceğini ve böyle bebeklerde tiroid testlerinin daha sık izlenmesini önermiştir (Signorino ve ark., 2025). Bebeklerde keçiboynuzu gamına bağlı alerji (Savino ve ark., 1999) ve besin proteini kaynaklı enterokolit sendromu (FPIES) (Jędrzejczyk ve ark., 2020) olgu bildirimleri de bulunmaktadır.

Bu nedenle bebek mamasına koyulaştırıcı eklemek ya da AR mamaya geçmek, ancak çocuk doktorunun önerisi ve takibiyle yapılmalıdır; evde mamaya keçiboynuzu unu veya gamı eklenmemelidir.

Isıl İşlem, HMF ve Ürün Güvenliği

Keçiboynuzu ürünlerinin üretiminde kavurma ve yoğunlaştırma gibi ısıl işlemler uygulanır. Bu işlemler sırasında, yüksek şeker içeriği nedeniyle 5-hidroksimetilfurfural (HMF) gibi furanik bileşikler oluşabilir. HMF bir kalite bozulması göstergesi olarak kabul edilir ve yüksek düzeylerde olumsuz sağlık etkileriyle ilişkilendirilmektedir. Keçiboynuzu ürünlerinde yapılan ölçümlerde HMF değerlerinin yasal sınırın oldukça altında kaldığı bildirilmekle birlikte, üretimde bu konunun dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır (Buzzanca ve ark., 2025; Rodríguez-Solana ve ark., 2021).

Hazırlama koşulları da ürün güvenliğini etkiler. Türkiye'de yapılan bir çalışmada ev yapımı keçiboynuzu tozunda çok düşük düzeyde kurşun saptanmış ve bunun işleme sırasında kullanılan araç gereçlerden kaynaklanmış olabileceği belirtilmiştir; araştırmacılar bu miktarın günde 10 gram tüketimde toksik eşiğin yüzde birinden az olduğunu hesaplamıştır (Ayaz ve ark., 2009). Keçiboynuzu meyvesi, unu ve pekmezini inceleyen başka bir çalışmada da gümüş ve titanyum gibi olağan dışı elementlerin düşük miktarlarda saptandığı ve bunların büyük olasılıkla hazırlama sırasında kullanılan metal gereçlerden kaynaklandığı aktarılmaktadır (Özcan ve ark., 2007; aktaran Rodríguez-Solana ve ark., 2021).

Bu bulgular keçiboynuzunun kendisinden çok hijyen ve üretim koşullarıyla ilgilidir. Kontrollü koşullarda üretilmiş, etiketli ürünleri tercih etmek ve ürünleri kuru, serin ortamda saklamak temel önlemlerdir.

İlaç Kullananlar İçin Dikkat Edilecekler

Keçiboynuzunun belirli ilaçlarla etkileşimini doğrudan inceleyen klinik bir çalışmaya bu yazı için incelediğimiz kaynaklarda rastlamadık. Bu nedenle kesin bir etkileşim listesi vermek doğru olmaz. Bununla birlikte bazı genel noktalar dikkate alınabilir:

Kan şekerini düşüren ilaçlarKeçiboynuzunun şeker içeriği ve kan şekeri üzerindeki karmaşık etkileri nedeniyle diyabet ilacı kullananlar, özellikle ekstre ve takviye ürünleri hekimlerine danışmadan kullanmamalıdır.
D-pinitol takviyeleriD-pinitolün etkileri üzerine yapılan çalışmaların önemli kısmı laboratuvar ve hayvan çalışmalarıdır (López-Sánchez ve ark., 2018). Sıçanlarda keçiboynuzundan elde edilen D-pinitolün pankreasın insülin salgısını azalttığı bildirilmiştir (Navarro ve ark., 2020). Bu nedenle bu tür takviyeler hekim önerisiyle kullanılmalıdır.
Tiroid ilacı kullanan bebeklerKeçiboynuzu gamıyla koyulaştırılmış mamanın levotiroksin emilimini etkilemiş olabileceği bir olgu bildirilmiştir (Signorino ve ark., 2025). Bu mamaları kullanan ve tiroid ilacı alan bebeklerin takibi hekimle planlanmalıdır.
Lif ve ilaç zamanlamasıYüksek lifli gıdalar ve lif takviyeleri genel olarak bazı ilaçların alım zamanlamasında dikkat gerektirebilir. Düzenli ilaç kullananların, keçiboynuzu lifi gibi yoğun lif ürünlerini kullanmadan önce eczacı veya hekime danışması uygundur.

Kimler Daha Dikkatli Olmalı?

  • Diyabeti veya gebelik diyabeti olan kişiler
  • Baklagil alerjisi veya çoklu gıda alerjisi öyküsü olanlar
  • Hassas bağırsak yapısı olan ve yüksek lifli gıdalarla şikâyet yaşayanlar
  • Düzenli ilaç kullananlar, özellikle takviye ürünleri kullanmayı düşünüyorlarsa
  • Hamileler, emziren anneler ve küçük çocuklar, özellikle ekstre ve takviye ürünler söz konusu olduğunda

Sık Sorulan Sorular

Keçiboynuzu fazla yenirse ne olur?

Yüksek lif içeriği nedeniyle gaz, şişkinlik ve bağırsak alışkanlıklarında değişiklik görülebilir. Pekmez gibi yoğun ürünlerde ise fazla tüketim yüksek şeker ve enerji alımı anlamına gelir.

Keçiboynuzu alerjisi olur mu?

Nadir de olsa olur. Literatürde en iyi belgelenen durum, keçiboynuzu unu veya gamı tozunu iş ortamında soluyan kişilerde görülen rinit ve astımdır. Bebeklerde keçiboynuzu gamına bağlı alerji olguları da bildirilmiştir. Baklagil alerjisi olanların keçiboynuzunu denemeden önce alerji uzmanına danışması önerilir.

Bebek mamasına keçiboynuzu eklenebilir mi?

Evde eklenmemelidir. Keçiboynuzu gamı içeren koyulaştırılmış mamalar yalnız çocuk doktorunun önerisi ve takibiyle kullanılmalıdır.

E410 zararlı mıdır?

Keçiboynuzu gamı (E410), gıda katkı maddesi olarak onaylanmıştır ve önerilen miktarlarda kullanıldığında risk oluşturmadığı belirtilmektedir.

Keçiboynuzu ilaçlarla etkileşir mi?

Keçiboynuzuna özgü ilaç etkileşimi verisine incelediğimiz kaynaklarda rastlamadık. Diyabet ilacı kullananlar ve takviye ürün kullanmayı düşünenler hekime danışmalıdır.

Carob Türkiye ile Güvenilir Keçiboynuzu Ürünleri

Keçiboynuzu, ölçülü tüketildiğinde Akdeniz mutfağının değerli ve köklü bir parçasıdır. Olası yan etkilerin büyük kısmı aşırı tüketim, kişisel hassasiyetler veya üretim koşullarıyla ilgilidir. Bu nedenle bilinçli tüketim ve güvenilir ürün seçimi, keçiboynuzundan yararlanmanın en önemli adımlarıdır.

Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Keçiboynuzu çekirdeği ve gamı hakkında bilgi için Keçiboynuzu Çekirdeği Nedir? yazımızı, ürünlerimiz için Ürünlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez.

Yerli kaynaklar

Ayaz, F. A., Torun, H., Glew, R. H., Bak, Z. D., Chuang, L. T., Presley, J. M., Andrews, R., "Nutrient Content of Carob Pod (Ceratonia siliqua L.) Flour Prepared Commercially and Domestically", Plant Foods for Human Nutrition, 64(4), 286–292, 2009. doi.org/10.1007/s11130-009-0130-3

Özcan, M. M., Arslan, D., Gökçalık, H., "Some Compositional Properties and Mineral Contents of Carob (Ceratonia siliqua) Fruit, Flour and Syrup", International Journal of Food Sciences and Nutrition, 58, 652–658, 2007. doi.org/10.1080/09637480701395549

Güneşer, S., Atıcı, A., Cengizler, İ., Alparslan, N., "Inhalant allergens: as a cause of respiratory allergy in east Mediterranean area, Turkey", Allergologia et Immunopathologia, 24(3), 116–119, 1996. PubMed: pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8766742/

Yabancı kaynaklar

Buzzanca, C., D'Amico, A., Pistorio, E., Di Stefano, V., Melilli, M. G., "Carob-Based Functional Beverages: Nutritional Value and Health Properties", Beverages, 11(1), 1, 2025. doi.org/10.3390/beverages11010001

Rodríguez-Solana, R., Romano, A., Moreno-Rojas, J. M., "Carob Pulp: A Nutritional and Functional By-Product Worldwide Spread in the Formulation of Different Food Products and Beverages. A Review", Processes, 9(7), 1146, 2021. doi.org/10.3390/pr9071146

U.S. Department of Agriculture, Agricultural Research Service, "Carob flour (FDC ID 173755)", FoodData Central – SR Legacy. fdc.nal.usda.gov/food-details/173755/nutrients

Barak, S., Mudgil, D., "Locust Bean Gum: Processing, Properties and Food Applications—A Review", International Journal of Biological Macromolecules, 66, 74–80, 2014. doi.org/10.1016/j.ijbiomac.2014.02.017

Soares, S., Brandão, E., Guerreiro, C., Soares, S., Mateus, N., De Freitas, V., "Tannins in Food: Insights into the Molecular Perception of Astringency and Bitter Taste", Molecules, 25, 2590, 2020. doi.org/10.3390/molecules25112590

Gruendel, S., Otto, B., Garcia, A. L., Wagner, K., Mueller, C., Weickert, M. O., Heldwein, W., Koebnick, C., "Carob Pulp Preparation Rich in Insoluble Dietary Fibre and Polyphenols Increases Plasma Glucose and Serum Insulin Responses in Combination with a Glucose Load in Humans", British Journal of Nutrition, 98, 101–105, 2007. doi.org/10.1017/S0007114507701642

Lambert, C., Cubedo, J., Padró, T., Vilahur, G., López-Bernal, S., Rocha, M., Hernández-Mijares, A., Badimon, L., "Effects of a Carob-Pod-Derived Sweetener on Glucose Metabolism", Nutrients, 10, 271, 2018. doi.org/10.3390/nu10030271

López-Sánchez, J., Moreno, D. A., García-Viguera, C., "D-Pinitol, a Highly Valuable Product from Carob Pods: Health-Promoting Effects and Metabolic Pathways of This Natural Super-Food Ingredient and Its Derivatives", AIMS Agriculture and Food, 3, 41–63, 2018. doi.org/10.3934/agrfood.2018.1.41

Navarro, J. A., Decara, J., Medina-Vera, D., Tovar, R., Suarez, J., Pavón, J., Serrano, A., Vida, M., Gutierrez-Adan, A., Sanjuan, C., "D-Pinitol from Ceratonia siliqua Is an Orally Active Natural Inositol That Reduces Pancreas Insulin Secretion and Increases Circulating Ghrelin Levels in Wistar Rats", Nutrients, 12, 2030, 2020. doi.org/10.3390/nu12072030

Fiocchi, A., Restani, P., Travaini, M., Decet, E., Gaiaschi, A., Bernardo, L., Riva, E., "Carob is not allergenic in peanut-allergic subjects", Clinical & Experimental Allergy, 29(3), 402–406, 1999. doi.org/10.1046/j.1365-2222.1999.00495.x

van der Brempt, X., Ledent, C., Mairesse, M., "Rhinitis and asthma caused by occupational exposure to carob bean flour", Journal of Allergy and Clinical Immunology, 90(6 Pt 1), 1008–1010, 1992. doi.org/10.1016/0091-6749(92)90480-p

Scoditti, A., Peluso, P., Pezzuto, R., Giordano, T., Melica, A., "Asthma to carob bean flour", Annals of Allergy, Asthma & Immunology, 77(1), 81, 1996. doi.org/10.1016/S1081-1206(10)63484-9

Hawley, B., Cummings, K. J., Mohammed, M., Dimmock, A. E., Bascom, R., "Allergic sinusitis and severe asthma caused by occupational exposure to locust bean gum: Case report", American Journal of Industrial Medicine, 60(7), 658–663, 2017. doi.org/10.1002/ajim.22725

Roesch, A., Haegele, T., Vogt, T., Babilas, P., Landthaler, M., Szeimies, R. M., "Severe contact urticaria to guar gum included as gelling agent in a local anaesthetic", Contact Dermatitis, 52(6), 307–308, 2005. doi.org/10.1111/j.0105-1873.2005.00589.x

Meunier, L., Garthoff, J. A., Schaafsma, A., Krul, L., Schrijver, J., van Goudoever, J. B., Speijers, G., Vandenplas, Y., "Locust bean gum safety in neonates and young infants: an integrated review of the toxicological database and clinical evidence", Regulatory Toxicology and Pharmacology, 70(1), 155–169, 2014. doi.org/10.1016/j.yrtph.2014.06.023

Clarke, P., Robinson, M. J., "Thickening milk feeds may cause necrotising enterocolitis", Archives of Disease in Childhood – Fetal and Neonatal Edition, 89(3), F280, 2004. doi.org/10.1136/adc.2003.036392

EFSA Panel on Food Additives and Flavourings (FAF), Younes, M. ve ark., "Re-evaluation of locust bean gum (E 410) as a food additive in foods for infants below 16 weeks of age and follow-up of its re-evaluation as a food additive for uses in foods for all population groups", EFSA Journal, 21(2), e07775, 2023. doi.org/10.2903/j.efsa.2023.7775

Signorino, C., Municchi, G., Ferrari, M., Stagi, S., "Worsening of Congenital Hypothyroidism After Start of Carob-bean Gum Thickened Formula: Is There a Link? A Case Report", Journal of Clinical Research in Pediatric Endocrinology, 17(2), 237–241, 2025. doi.org/10.4274/jcrpe.galenos.2023.2023-9-12

Savino, F., Muratore, M. C., Silvestro, L., Oggero, R., Mostert, M., "Allergy to carob gum in an infant", Journal of Pediatric Gastroenterology and Nutrition, 29(4), 475–476, 1999. doi.org/10.1097/00005176-199910000-00020

Jędrzejczyk, M., Bartnik, K., Funkowicz, M., Toporowska-Kowalska, E., "FPIES Induced by Locust Bean Gum in an Infant", Journal of Investigational Allergology and Clinical Immunology, 30(3), 197–199, 2020. doi.org/10.18176/jiaci.0475

Bilimsel Kaynaklar
Merak ettikleriniz mi var?