Akdeniz Mutfağında Keçiboynuzu
Keçiboynuzu, Akdeniz'in hemen her kıyısında yetişen ve bu nedenle bölgenin ortak mutfak mirasına dönüşen nadir meyvelerden biridir. Kıbrıs'ta şurup ve pasteliye, Girit'te şurup ve ekmeğe, Malta'da oruç dönemi tatlılarına, Levant'ta tahinli pekmeze ve Ramazan içeceğine dönüşür; İspanya'da ise hem kıtlık yıllarının hafızasında hem de modern gıda araştırmalarında yer alır.
Devamını Okuİspanya ve Portekiz Keçiboynuzu Sektörü
İspanya ve Portekiz, Avrupa'nın ve büyük olasılıkla dünyanın en büyük iki keçiboynuzu üreticisidir. İki ülkede de üretim belirli kıyı bölgelerinde yoğunlaşır; meyvenin etli kısmı ve özellikle çekirdekten elde edilen keçiboynuzu gamı, gelişmiş bir işleme sanayisi aracılığıyla dünyaya ihraç edilir.
Devamını OkuSavaş ve Kıtlık Yıllarında Keçiboynuzu
Keçiboynuzu, Akdeniz havzasında yüzyıllar boyunca hem hayvan yemi hem de zor zamanlarda insanların başvurduğu bir besin olmuştur. Kurak yıllarda bile meyve verebilen, kurutulduğunda uzun süre saklanabilen ve doğal olarak tatlı olan bu meyve; İspanya İç Savaşı ve sonrasındaki açlık yıllarında, İkinci Dünya Savaşı sırasında kuşatma altındaki Malta'da ve Akdeniz'in pek çok kırsal bölgesinde hayatta kalmanın araçlarından biri hâline gelmiştir.
Devamını OkuKeçiboynuzu Adının Kökeni ve Farklı Dillerdeki İsimleri
Keçiboynuzu, Akdeniz havzasında binlerce yıldır tanınan bir ağaç olduğu için her dilde ve hatta aynı ülkenin farklı bölgelerinde değişik adlarla anılır. Türkçede "keçiboynuzu" ve "harnup", İngilizcede "carob", İspanyolcada "algarroba", Katalancada "garrofa", İtalyancada "carruba" denir. Bu adların büyük bölümü Arapça "kharrūb" sözcüğüne uzanır. Bilimsel ad Ceratonia siliqua ise Yunanca "boynuz" ve Latince "bakla" anlamındaki kelimelerden türetilmiştir.
Devamını Oku