Savaş ve Kıtlık Yıllarında Keçiboynuzu
Keçiboynuzu, Akdeniz havzasında yüzyıllar boyunca hem hayvan yemi hem de zor zamanlarda insanların başvurduğu bir besin olmuştur. Kurak yıllarda bile meyve verebilen, kurutulduğunda uzun süre saklanabilen ve doğal olarak tatlı olan bu meyve; İspanya İç Savaşı ve sonrasındaki açlık yıllarında, İkinci Dünya Savaşı sırasında kuşatma altındaki Malta'da ve Akdeniz'in pek çok kırsal bölgesinde hayatta kalmanın araçlarından biri hâline gelmiştir.
Bu yazıda keçiboynuzunun savaş ve kıtlık dönemlerindeki rolünü, bu rolü mümkün kılan özelliklerini ve "yoksulun yiyeceği" algısının zamanla nasıl değiştiğini kaynaklara dayanarak ele alıyoruz.
"Zor Zamanların Meyvesi": Keçiboynuzu ve Kıtlık Hafızası
Akdeniz'in pek çok bölgesinde keçiboynuzu, bolluk yıllarından çok zor yıllarla birlikte anılan bir meyvedir. Bunun nedeni basittir: Tahıl hasadının düştüğü, ithalatın kesildiği ya da gıdanın karneyle dağıtıldığı dönemlerde keçiboynuzu ağacı çoğu zaman meyve vermeye devam ediyordu.
Akdeniz keçiboynuzunu ele alan güncel bir derleme çalışması da bu hafızaya dikkat çeker. Martins-Loução ve arkadaşlarının 2024 yılında yayımlanan çalışmasında, keçiboynuzunun tarih boyunca "yiyecek başka bir şey kalmadığında" tüketilen bir besin olarak kullanıldığı ve bu nedenle zorlukla ilişkilendirildiği belirtilir. Aynı çalışma, ağacın zamanla bir dayanıklılık sembolüne dönüştüğünü de vurgular.
Ansiklopedik kaynaklar da keçiboynuzu baklalarının Akdeniz havzasında, örneğin Portekiz'in güneyinde ve Fas'ın kuzeybatısında kıtlık gıdası olarak kullanıldığını aktarır. Dafni ve Khatib'in ağaçların kültürel değerine ayrılmış bir kitaptaki bölümünün başlığı, keçiboynuzunu "kutsanmış ve lanetli ağaç" olarak niteler; bu ifade ağaca yönelik ikili algıyı iyi özetler: Bir yanda bolluk ve hayatta kalma, öbür yanda yoksulluk ve çaresizlik.
Bir Hayatta Kalma Gıdasının Özellikleri
Keçiboynuzunun kıtlık dönemlerinde öne çıkması tesadüf değildir. Ağacın ve meyvenin bazı özellikleri, onu zor koşullarda değerli kılar:
- Kuraklığa dayanıklılık: Keçiboynuzu kurakçıl bir ağaçtır ve düşük yağışlı bölgelere uyum sağlamıştır.
- Saklanabilirlik: Kurutulmuş meyve, uygun koşullarda uzun süre bozulmadan depolanabilir.
- Doğal tatlılık: Meyve eti doğal şekerler bakımından zengindir; şekerin bulunamadığı dönemlerde tatlandırıcı işlevi görür.
- Çok yönlü kullanım: Aynı ürün hem insan hem hayvan beslenmesinde kullanılabilir.
- İşlenme kolaylığı: Çiğ olarak çiğnenebilir, öğütülerek una dönüştürülebilir, kavrularak içecek yapılabilir.
Ansiklopedik kaynaklara göre keçiboynuzu yıllık 250–500 mm yağışa uyum sağlamış bir kurakçıl ağaçtır. Martins-Loução ve arkadaşları ise ağacın yalnızca 250 mm yağışla yaşamını sürdürüp ürün verebildiğini belirtir. Türk basınında da keçiboynuzu ağacının kuraklığa ve zorlu iklim koşullarına karşı oldukça dirençli olduğu vurgulanır. Tahılların kuraklıktan zarar gördüğü yıllarda bile keçiboynuzunun ürün verebilmesi, onu kıtlığa karşı doğal bir sigorta hâline getirmiştir.
İspanya İç Savaşı'nda Keçiboynuzu
İspanya, keçiboynuzunun en çok yetiştirildiği ülkelerden biridir ve İspanyolcada "algarroba", Katalancada "garrofa" olarak bilinen bu meyve, ülkenin yakın tarihindeki açlık hafızasında özel bir yere sahiptir.
Endülüs Bölgesel Yönetimi'ne bağlı Málaga İl Tarih Arşivi'nin hazırladığı "Confites y caramelos: Carestías, racionamiento y productos vedados" (Şekerlemeler ve karamelalar: Kıtlık, karne ve yasaklı ürünler) başlıklı belge, savaş yıllarındaki durumu çarpıcı biçimde özetler. Belgeye göre zaten var olan kötü hasat ve yüksek fiyat sorunları savaşla birlikte ağırlaşmış ve bazı kasabalarda kıtlık o kadar şiddetlenmiştir ki insanlar "patates kabukları ve keçiboynuzu tüketmeye" başvurmak zorunda kalmıştır.
Bu ifade, keçiboynuzunun normal zamanlarda öncelikle hayvan yemi olarak görüldüğünü, savaş koşullarında ise insan beslenmesinin bir parçası hâline geldiğini gösterir. Patates kabuğuyla aynı cümlede anılması, keçiboynuzunun o dönemde ne tür bir "son çare" olarak algılandığını da ortaya koyar.
Savaş Sonrası "Açlık Yılları"
İspanya'da açlık, 1939'da sona eren iç savaşla bitmedi. Savaş sonrası dönem, İspanyolların "los años del hambre" (açlık yılları) olarak andığı ağır bir kıtlık dönemine sahne oldu. Málaga arşiv belgesine göre savaşın bitiminden bir ay sonra ülke genelinde karne uygulamasına geçilmiş ve dağıtımı kontrol etmek için 1939'da bir İaşe ve Ulaştırma Komiserliği kurulmuştu; buna rağmen karaborsa (estraperlo) yaygınlığını korudu.
Tarihçi Miguel Ángel del Arco Blanco, aşırı ölüm verilerine dayanarak 1939–1942 yılları arasında İspanya'da yaklaşık 200.000 kişinin açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini tahmin etmektedir. Del Arco Blanco ve Peter Anderson'ın editörlüğünü yaptığı "Franco's Famine" adlı kitap da bu dönemi kapsamlı biçimde ele alır. The Conversation'da yayımlanan bir yazıda ise en ağır açlık yıllarının 1939–1942 ve 1946 olduğu, 1939–1944 arasında yaklaşık 200.000 kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak açlıktan öldüğü aktarılır. Bu rakamlar tarihçilerin tahminleridir ve farklı çalışmalarda farklı dönem aralıklarıyla verilmektedir.
Bu dönemde keçiboynuzu, bulunamayan ürünlerin yerini tutan bir ikame maddesi olarak da kullanıldı:
- Çikolata yerine: The Conversation'daki yazıya göre kadınlar çikolatanın yerine keçiboynuzu "çikolatası" kullanıyordu.
- Kahve yerine: Savaş sonrası dönemin ikame ürünleri arasında kavrulmuş meşe palamudu, arpa, hindiba ve keçiboynuzundan yapılan "kahve" sayılmaktadır.
Bugün kafeinsiz bir alternatif olarak ilgi gören keçiboynuzu kahvesinin ve kakao yerine kullanılan keçiboynuzu tozunun, o yıllarda bir tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlamak, bu ürünlerin tarihsel arka planını anlamak açısından önemlidir.
Malta: Kuşatma Altında Bir Ada
Akdeniz'in ortasındaki Malta, İkinci Dünya Savaşı sırasında uzun süreli bir kuşatma ve ağır bombardıman yaşadı. Adaya gıda ulaştırmak son derece zorlaştı. Bu koşullarda keçiboynuzu yine öne çıktı.
Malta Üniversitesi arşivinde yer alan ve 1996 yılında Portekiz'deki Üçüncü Uluslararası Keçiboynuzu Sempozyumu'nda sunulan çalışmasında Charles F. Grech, Malta'da keçiboynuzu baklalarının geleneksel olarak hayvan yemi ve oruç dönemi tatlılarında kullanıldığını, ancak İkinci Dünya Savaşı gibi gıda kıtlığı dönemlerinde yüksek piyasa değeri kazandığını belirtir. Ansiklopedik kaynaklar da Malta'da baklaların esas olarak hayvan yemi olduğunu, ancak kıtlık ya da savaş zamanlarında pek çok kişinin beslenmesinin parçası hâline geldiğini aktarır.
Malta Yeryüzü Dostları (Friends of the Earth Malta) tarafından yayımlanan bir yazıda ise Maltalı yazar Guido Lanfranco'nun anılarına atıfla, İkinci Dünya Savaşı sırasında gıdanın o kadar kıt olduğu ki bir keçiboynuzu satıcısının baklaları tek tek sattığı aktarılır. Normal zamanlarda çuvalla satılan ve hayvanlara yedirilen bir ürünün tanesiyle satılması, kıtlığın boyutunu anlatan güçlü bir ayrıntıdır.
Savaşın Görünmeyen Sanayisi: Keçiboynuzu Gamı
Keçiboynuzu savaş yıllarında yalnızca bir besin olarak değil, sanayi hammaddesi olarak da rol oynamıştır. Kıbrıs'taki keçiboynuzu sanayisini anlatan Hampshire Mills Group yayınına göre çekirdeğin endosperminden elde edilen doğal gam gıda, kozmetik, kâğıt, fotoğraf filmi ve boyacılıkta kullanılıyordu; yazıya göre bu gam İkinci Dünya Savaşı sırasında paraşüt üretiminde de kullanılmıştır.
Bu bilgi, keçiboynuzunun savaş ekonomisinde iki farklı yüzü olduğunu gösterir. Bir yanda halkın açlıkla mücadelesinde başvurduğu bir gıda, öbür yanda sanayinin ihtiyaç duyduğu bir hammadde. Keçiboynuzu gamının gıda dışı kullanım alanlarını ayrı bir yazımızda ele alıyoruz.
"Yoksulun Yiyeceği"nden Değerli Bir Hammaddeye
Savaş ve kıtlık yıllarının bıraktığı izler, keçiboynuzunun algısını uzun süre etkiledi. Açlık dönemini yaşayan kuşaklar için keçiboynuzu, zor günleri hatırlatan bir yiyecekti.
Ancak zamanla bu algı değişti. Ansiklopedik kaynaklar, keçiboynuzu tozunun özellikle 1970'lerdeki doğal gıda akımı sırasında kakao ikamesi olarak popülerlik kazandığını belirtir. Bugün keçiboynuzu; unu, pekmezi, gamı ve ekstraktıyla gıda sanayisinin değerli hammaddelerinden biri olarak görülmektedir.
Martins-Loução ve arkadaşlarının çalışmasının başlığı da bu dönüşümü özetler: "Carob: A Mediterranean Resource for the Future" (Keçiboynuzu: Geleceğin Akdeniz Kaynağı). Geçmişte kıtlıkla anılan ağaç, bugün iklim değişikliği ve su kıtlığı karşısında dayanıklı tarımın adaylarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Geçmişten Bugüne Ders: Dayanıklı Gıda Kaynakları
Keçiboynuzunun savaş ve kıtlık yıllarındaki hikâyesi, gıda güvenliği açısından bugün de anlamlı bir ders içerir. Kuraklığa dayanıklı, az girdiyle ürün verebilen ve uzun süre saklanabilen bitkiler, beklenmedik krizlerde toplulukların ayakta kalmasına yardımcı olabilir.
Bu, keçiboynuzunun tek başına bir çözüm olduğu anlamına gelmez. Ancak çeşitlendirilmiş bir tarım sisteminde, ana ürünlerin zarar gördüğü yıllarda ürün verebilen ağaçların varlığı, kırsal toplulukların dayanıklılığını artıran bir unsur olarak görülebilir. Akdeniz'in yaşlı keçiboynuzu ağaçları, bu açıdan yalnızca tarihî bir miras değil, aynı zamanda geleceğe dair bir hatırlatmadır.
Sık Sorulan Sorular
Keçiboynuzu neden kıtlık gıdası olarak kullanıldı?
Kuraklığa dayanıklı olması, kurutulduğunda uzun süre saklanabilmesi ve doğal olarak tatlı olması nedeniyle tahıl ve diğer gıdaların bulunamadığı dönemlerde başvurulan bir besin oldu.
İspanya İç Savaşı'nda keçiboynuzu yenildi mi?
Evet. Málaga İl Tarih Arşivi'nin belgesine göre savaş yıllarında bazı kasabalarda insanlar patates kabukları ve keçiboynuzu tüketmek zorunda kalmıştır.
Malta'da keçiboynuzunun savaşla ilişkisi nedir?
İkinci Dünya Savaşı'ndaki gıda kıtlığında keçiboynuzu baklaları yüksek değer kazanmış, aktarılan anılara göre baklalar tek tek satılır olmuştur.
Keçiboynuzu kahvesi savaş döneminden mi kalma?
Keçiboynuzunun kavrulup kahve yerine kullanılması İspanya'da savaş sonrası dönemin ikame ürünleri arasında sayılır; ancak bugün keçiboynuzu kahvesi bir tercih olarak tüketilmektedir.
Carob Türkiye ile Keçiboynuzunun Dayanıklı Mirası
Keçiboynuzu, Akdeniz insanının zor zamanlarda başvurduğu sessiz bir dosttu. Bugün aynı meyve; tozu, kırığı, çekirdeği ve ekstraktıyla gıda sanayisinin ve sağlıklı beslenmeye ilgi duyan tüketicilerin tercih ettiği bir hammaddeye dönüşmüştür.
Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Ürünlerimizi Ürünlerimiz sayfasından inceleyebilir, keçiboynuzunun genel özellikleri için Keçiboynuzu Nedir? yazımızı okuyabilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yerli kaynaklar
Melikşah Güler, "Keçiboynuzu ağacı: Doğal şifa kaynağı ve lezzetli meyveleriyle tanınan ağaç", Bengü Türk, 1 Mart 2025. benguturk.
com/ yasam/ keciboynuzu- agaci- dogal- sifa- kaynagi- … Yabancı kaynaklar
Martins-Loução, M.A., Correia, P.J., Romano, A., "Carob: A Mediterranean Resource for the Future", Plants, 13(9), 1188, 2024. DOI: 10.3390/plants13091188 — mdpi.
com/ 2223- 7747/ 13/ 9/ 1188/ html Archivo Histórico Provincial de Málaga (Junta de Andalucía), "Confites y caramelos: Carestías, racionamiento y productos vedados". juntadeandalucia.
es/ cultura/ archivos_html/ sites/ default/ c… The Conversation, "The silenced famine of the Spanish post-war period finds a voice in new exhibition". theconversation.
com/ the- silenced- famine- of- the- spanish- po… Marimon, S., "Between 1939 and 1943, 200,000 people died of hunger in Spain and it was a political decision" (M. Á. del Arco Blanco ile söyleşi), Ara in English, 29 Aralık 2025. en.
ara. cat/ culture/ between- 1939- and- 1943- 200- 000- people- d… Del Arco Blanco, M.Á. & Anderson, P., "Introduction: Famine, not hunger?", Franco's Famine: Malnutrition, disease and starvation in post-Civil War Spain, Bloomsbury, 2021, s. 1–16. produccioncientifica.
ugr. es/ documentos/ 6633a73f3eb1a152cb… Chipchase, J., "Hunger era: How Spain's hidden famine of the 1930s and 40s changed a whole nation's eating habits", The Olive Press, 10 Haziran 2023. theolivepress.
es/ spain- news/ 2023/ 06/ 10/ hunger- era- how- spa… Grech, C.F., "The current status of Ceratonia siliqua L. in the Maltese Islands", 3rd International Carob Symposium, Tavira, 1996. um.
edu. mt/ library/ oar/ handle/ 123456789/ 5167 Falzon, A., "November Flower of the Month: Carob Tree (MT: Siġra tal-Ħarrub)", Friends of the Earth Malta, 2021. foemalta.
org/ blog/ carobtree/ Andrews, R., "The Black Gold of Cyprus", Hampshire Mills Group Newsletter 123, 2018. hampshiremills.
org/ Newsletters/ 123%20Winter%2018%20Newsle… Wikipedia, "Carob". en.
wikipedia. org/ wiki/ Carob Dafni, A. & Khatib, S., "The carob as a blessed and accursed tree", J. Wall (ed.), The Cultural Value of Trees, Routledge, 2022, s. 134–147. doi.
Bilimsel Kaynaklarorg/ 10. 4324/ 9780429320897- 11