CAROB TÜRKİYE

Carob Turkiye, keçiboynuzu ürünlerini dünya genelindeki müşterilere ulaştıran, kaliteli ve doğal ürünlerle küresel pazara ihracat yapan bir firmadır.

Saray Mah, Hanımağa Sokak 3-1, 07400

Haritalarda Gör

[email protected]

0242 517 40 45

Whatsapp Hattımız

Keçiboynuzu Ağacı Hangi İklimde Yetişir?

Keçiboynuzu Ağacı Hangi İklimde Yetişir?
Yetiştirme ve Hasat Görüntülenme (101)

Keçiboynuzu Ağacı Hangi İklimde Yetişir?

Keçiboynuzu, sıcağı ve ışığı seven, kuraklığa dayanıklı ama soğuğa duyarlı bir Akdeniz ağacıdır. Kışları serin ama soğuk olmayan, yazları sıcak ve kurak geçen bölgelerde en iyi gelişir. Bilimsel kaynaklara göre olgun ağaçlar –4 °C'nin altındaki sıcaklıklarda zarar görmeye başlar ve en fazla –7 °C dolayına kadar dayanabilir.

Bu yazıda keçiboynuzunun iklim isteklerini; sıcaklık sınırları, don hassasiyeti, rakım ve yağış ihtiyacı başlıkları altında, Türkiye'deki doğal yayılış alanlarına ait iklim verileriyle birlikte ele alıyoruz.

Keçiboynuzu ve Akdeniz İklimi

Keçiboynuzu, Akdeniz ikliminin karakteristik bitkilerinden biridir. IPGRI tarafından yayımlanan kapsamlı monografiye göre keçiboynuzu, ılıman Akdeniz iklimine sahip habitatlarda yetişen, uzun ömürlü, herdem yeşil ve sıcağı seven (termofil) bir ağaçtır. Sıcak ılıman ve subtropik bölgelerde iyi gelişir, sıcak ve nemli kıyı alanlarını da tolere eder (Batlle ve Tous, 1997).

Monografide keçiboynuzu için uygun alanlar şöyle tanımlanır: Kışları serin ama soğuk olmayan, ilkbaharları ılık, yazları sıcak ve kurak geçen subtropik Akdeniz iklimi. Bu tür iklimler kuzey yarımkürede yaklaşık 30° ile 45° enlemleri arasında (Akdeniz havzası, Kaliforniya ve Arizona), güney yarımkürede ise 30° ile 40° enlemleri arasında (Avustralya, Güney Afrika ve Şili) görülür.

Keçiboynuzu, sıcaklık istekleri bakımından portakala benzetilir; ancak daha fakir topraklara dayanır ve çok daha az suya ihtiyaç duyar. Aynı kaynakta keçiboynuzunun zeytinden daha hassas olduğu, kuru ortamlara dayanıklılıkta ise yalnızca antep fıstığının onu geride bıraktığı belirtilir (Batlle ve Tous, 1997). Dahmani ve arkadaşları da türü sıcağı, kuraklığı ve ışığı seven (termofil, kserofil ve heliofil) bir bitki olarak tanımlar.

Türkiye'de keçiboynuzu, Günal'ın ifadesiyle sıcaklık ve ışık isteği yüksek, kuraklığa dayanıklı, dona hassas bir maki elemanıdır. Bu özellikleri nedeniyle sıcaklık, türün yayılışını belirleyen en önemli ekolojik etkendir.

Sıcaklık İstekleri ve Sınırları

Keçiboynuzunun iklim istekleri içinde en belirleyici olanı sıcaklıktır. Hem yazın aşırı sıcağa dayanabilmesi hem de kış soğuğuna karşı hassasiyeti, ağacın nerede yetiştirilebileceğini belirler.

Ölçüt Değer Kaynak
Olgun ağaçta zarar başlangıcı–4 °C altıBatlle ve Tous, 1997
Dayanılabilen en düşük kış sıcaklığıYaklaşık –7 °CBatlle ve Tous, 1997
Dayanılabilen yaz sıcaklığı40 °C ve sıcak kuru rüzgârlarBatlle ve Tous, 1997
Bakla olgunlaşması için gereken süre9 °C üzerinde 5.000–6.000 saatBatlle ve Tous, 1997
Vejetatif büyümenin yavaşladığı sıcaklık10 °C altıBatlle ve Tous, 1997
Türkiye'de yayılış alanlarının yıllık ortalama sıcaklığı17 °C üzeri (çoğunlukla 17–19 °C)Günal, 1998
Türkiye'de yayılış alanlarında en soğuk ay ortalaması7 °C üzeriGünal, 1998

IPGRI monografisine göre yetişkin keçiboynuzu ağaçları kış soğuklaması (soğuklanma ihtiyacı) gerektirmez. Bu, keçiboynuzunun kış dinlenmesi için belirli bir süre soğuğa maruz kalması gereken kiraz ya da elma gibi ağaçlardan ayrıldığı önemli bir noktadır. Hatta çok sıcak yerlerde ve uygun koşullarda keçiboynuzunun kışın ya da yazın hiç dinlenmeye girmeden büyüyebildiği aktarılır.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yatırımcı rehberinde de olgun ağaçların düşük sıcaklıklarda zarar görmeye başladığı, en fazla –7 °C'ye kadar düşük sıcaklığa, 40 °C yaz sıcaklığına ve sıcak rüzgârlara dayanabildiği belirtilir. Aynı rehberde keçiboynuzunun aşırı sıcak olmayan yazların, erken don görülmeyen sonbaharların ve aşırı soğuk olmayan kışların yaşandığı Akdeniz iklimlerinde daha yoğun yayıldığı ifade edilir.

Türkiye'deki Yayılış Alanlarında Sıcaklık

Günal'ın Türkiye'deki doğal yayılış alanlarına ilişkin çalışması, keçiboynuzunun hangi sıcaklık koşullarında yaşadığını somut olarak gösterir. Bu çalışmaya göre İzmir'den başlayarak güneye doğru uzanan yayılış alanlarında yıllık ortalama sıcaklık 17 °C'nin üzerindedir; örneğin İzmir'de 17,6 °C, Antalya'da 18,3 °C, Anamur'da 19,7 °C olarak verilmiştir. Kaş ve İskenderun gibi yerlerde bu değer 20 °C'ye ulaşır.

Deniz etkisi nedeniyle en soğuk ayın ortalama sıcaklığı 7 °C'nin üzerinde kalır; Alanya'da 11,6 °C, Anamur'da 11,8 °C gibi değerler görülür. En sıcak ayın ortalaması ise 25–29 °C arasındadır. Bazı yıllarda yaz sıcaklıkları 40 °C'yi aşarak 45 °C dolayına çıkarken, nadiren kış aylarında –10 °C'ye kadar düşüşler kaydedilmiştir (Günal, 1998).

Don Hassasiyeti

Don, keçiboynuzu yetiştiriciliğinin en önemli iklimsel sınırlayıcısıdır. IPGRI monografisinde dona karşı hassasiyetin bu ürün için ciddi bir sorun olduğu, don zararının bahçe içindeki sıcaklığa ve ağaçların fizyolojik durumuna bağlı olduğu belirtilir. Ağaç yalnızca hafif donlara dayanabilir.

Genç ağaçlar ve fideler dona çok daha duyarlıdır. Monografide genç fidelerin dondan kolayca zarar gördüğü ve donlu yerlerde korunmaları gerektiği vurgulanır; bu nedenle fidanların, don tehlikesi geçtikten sonra şubat ya da mart ayında dikilmesi önerilir. Julia Morton da genç ağaçların dondan zarar gördüğünü, olgun ağaçların ise yaklaşık –6,7 °C'ye kadar dayanabildiğini ve çiçeklenme sırasındaki donun meyve tutumunu engelleyebildiğini aktarır (Morton, 1987).

Türkiye'de Donun Yayılışı Sınırlaması

Günal'ın çalışması, donlu gün sayısının keçiboynuzunun yayılış sınırını nasıl çizdiğini açıkça gösterir. Sıcaklığın 0 °C'nin altına düştüğü gün sayısı, türün ağaççık hâlinde görülmeye başladığı İzmir çevresinde 6 gün civarındayken, Büyük Menderes Ovası boyunca doğuya sokulduğu Aydın çevresinde 10–12 güne ulaşır. Ege'de kuzeye ve doğuya gidildikçe don olasılığının artması, keçiboynuzunun İzmir'in kuzeyine çıkmasını ve Büyük Menderes Ovası'nda daha doğuya yayılmasını engeller.

Güney Ege ve Akdeniz kıyılarında ise donlu gün sayısı, İçel, Adana ve Antakya (5–7 gün) dışında 2–3 günü bile bulmaz; örneğin Alanya'da yılda ortalama 1 gün, Anamur'da 0,4 gün olarak verilmiştir (Günal, 1998). Bu veriler, keçiboynuzunun neden Antalya–Silifke arasında yoğunlaştığını da açıklar.

Çeşitler Arasında Soğuğa Dayanıklılık Farkı

Soğuğa dayanıklılık çeşitten çeşide de değişebilir. IPGRI monografisinde Portekiz çeşidi 'Galhosa'nın 'Mulata'ya göre soğuğa daha dayanıklı göründüğü, Endülüs'te "Bravia" adıyla bilinen aşısız yerel tiplerin ise aşılı çeşitlerden daha toleranslı olduğu aktarılır. Ayrıca tohumdan yetiştirilen anaçların gelişme gücü ve soğuğa dayanıklılık bakımından büyük farklılık gösterdiği belirtilir.

Rakım: Keçiboynuzu Kaç Metreye Kadar Yetişir?

Keçiboynuzu genellikle kıyıya yakın, alçak alanların ağacıdır. IPGRI monografisine göre tür, Akdeniz herdem yeşil makisinin alt kuşağında (0–500 m, nadiren 900 m'ye kadar) en karakteristik ve baskın ağaçlardan biridir. World Agroforestry Centre'ın ağaç veri tabanında da türün yetişme rakamı 0–500 m olarak verilir ve donun ciddi bir risk olduğu vurgulanır (Orwa ve ark., 2009). Dahmani ve arkadaşları da kış soğuğuna duyarlılığı nedeniyle keçiboynuzunun daha çok 500 m'nin altındaki kıyı alanlarında bulunduğunu, uygun bakı koşullarında daha yükseğe çıkabildiğini belirtir.

Türkiye'de ise keçiboynuzu, komşu ülkelere göre daha yükseklere çıkar. Günal'a göre ülkemizde türün yayılış gösterdiği seviyeler genellikle deniz seviyesi ile 700–800 m arasındadır. Ancak nemli rüzgârlara açık dağ yamaçlarında, örneğin Durmuş Dağı, Marmaris çevresi ile Aksu ve Köprü Çayı havzalarında 800–1.000 m'ye kadar yükseldiği görülür. Günal, Doğu Akdeniz ülkelerinde genellikle 300–500 m'de kalan türün ülkemizde daha yükseğe çıkmasını, elverişli sıcaklık koşulları yanında daha uygun yağış koşullarına bağlar.

Bakanlık rehberi de keçiboynuzunun Antalya Beşkonak ve Düzlerözü bölgelerinde 900 m'ye, Anamur'da 500 m'ye, Mersin'in Tömük bölgesinde 550 m'ye kadar çıktığını ve ülkemizde deniz seviyesinden 800–1.000 m'ye kadar doğal keçiboynuzu alanları tespit edildiğini kaydeder.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir türün doğal olarak görülebildiği en yüksek rakım, o rakımda ekonomik bahçe kurulabileceği anlamına gelmez. Yükselti arttıkça don riski artar, olgunlaşma için gereken sıcaklık birikimi azalır. Bu nedenle ticari bahçe için yer seçerken rakımdan çok, o noktanın don geçmişi ve kış minimum sıcaklıkları dikkate alınmalıdır.

Yağış İhtiyacı

Keçiboynuzu kuraklığa son derece dayanıklıdır; ancak "susuz yaşayabilmek" ile "iyi ürün vermek" arasında önemli bir fark vardır.

  • IPGRI monografisine göre keçiboynuzu, yıllık ortalama 250–500 mm yağış alan kurak ortamlara iyi uyum sağlamış bir kserofit olarak sulamasız yaşayabilir.
  • Aynı kaynakta, ticari düzeyde ürün için yılda en az 500–550 mm yağış gerektiği, meyve tutumu için ise yıllık 350 mm yağışın yeterli kabul edildiği aktarılır.
  • Yağış 400 mm'nin altına düştüğünde bir miktar tamamlayıcı sulama gerekir (Batlle ve Tous, 1997).
  • Bakanlık rehberinde ağacın yıllık ortalama su ihtiyacının 500–600 mm yağış olduğu belirtilir.

Türkiye'deki doğal yayılış alanları ise bu değerlerin üzerinde yağış alır. Günal'a göre bu alanlarda yıllık ortalama yağış genellikle 600 mm'nin üzerindedir; İzmir ve Kuşadası çevresinde 600–700 mm, Marmaris ile Anamur arasında ise 1.000 mm'yi geçer (örneğin Antalya 1.073 mm, Alanya 1.102 mm). Taşeli Platosu'nun yağmur gölgesinde kalan Mersin–İskenderun arasında değerler 600–800 mm dolayındadır.

Yağışın dağılımı da en az miktarı kadar önemlidir. Keçiboynuzunun yayılış alanlarında yıllık yağışın yarısından fazlası kışın düşer; yaz yağışlarının payı Ege kıyılarında ve Silifke'ye kadar olan Akdeniz kesiminde yüzde 2'nin altındadır (Günal, 1998). Kısacası keçiboynuzu, kışın bol yağış alan ve yazı neredeyse yağışsız geçen bir iklime uyum sağlamıştır. Kuraklığa dayanıklılık mekanizmalarını ve sulamanın verime etkisini "Keçiboynuzu Ağacında Sulama ve Kuraklık Toleransı" yazımızda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Rüzgâr, Nem ve Diğer İklim Etkenleri

Sıcaklık ve yağış dışında bazı iklim unsurları da keçiboynuzunun gelişimini ve ürününü etkiler. IPGRI monografisinde aktarılan başlıca noktalar şunlardır:

Şiddetli rüzgârYetişkin ağaçların dallarını kırabilir, baklaları dökebilir ve genç ağaçlara zarar verebilir.
Sonbahar yağmurlarıÇiçeklenme dönemine denk geldiği için tozlaşmayı engelleyebilir ve meyve tutumunu düşürebilir.
İlkbaharda yüksek nemYapraklarda ve baklalarda külleme (Oidium) hastalığını teşvik eder.

Bakanlık rehberi de ağacın fiziksel gelişimi ve meyve tutma oranının artırılması için sıcaklık, ışık ve hava sirkülasyonunun önemine dikkat çeker. Kıyı kesimlerde etkili olan meltem rüzgârlarının ise gündüzleri buharlaşmayı hafiflettiği ve geceleri nem oranının aşırı yükselmesini önlediği Günal'ın çalışmasında belirtilir.

Türkiye'de Keçiboynuzu İçin Uygun İklim Kuşağı

Bakanlık rehberine göre keçiboynuzunun ülkemizdeki doğal yayılışı, İzmir'in Urla–Karaburun yarımadasından başlayıp Ege ve Akdeniz kıyı bandını izleyerek Hatay'da Suriye sınırına kadar uzanır. Bu yayılış, denize paralel 1–2 km'lik bir şerit hâlinde ilerler; bazı yerlerde ise vadiler boyunca kıyıdan 90 km kadar içeri sokulur.

Şahin ve Taşlıgil'in tarım coğrafyası açısından yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin dünyanın önde gelen keçiboynuzu üreticileri arasında yer aldığı ve derin kök sistemi sayesinde ağacın kurak koşullarda da ürün verebildiği vurgulanır. Alanya Keçiboynuzu coğrafi işaret belgesinde de bitkinin dona duyarlı olduğu, ancak Alanya'nın ılıman kışları sayesinde bu riskin en aza indiği ifade edilir (Türk Patent ve Marka Kurumu, 2025).

Bu bilgiler bir arada değerlendirildiğinde, Türkiye'de keçiboynuzu için en elverişli alanların, donlu gün sayısının çok düşük olduğu güney Ege ve Akdeniz kıyı kuşağı olduğu söylenebilir. İç kesimlere ve yükseklere doğru gidildikçe don riski artar ve ağacın ekonomik olarak yetiştirilebileceği alan daralır.

Sık Sorulan Sorular

Keçiboynuzu soğuğa dayanıklı mıdır? Hayır, keçiboynuzu soğuğa duyarlı bir ağaçtır. Bilimsel kaynaklara göre olgun ağaçlar –4 °C'nin altında zarar görmeye başlar ve en fazla –7 °C dolayına kadar dayanabilir. Genç fidanlar çok daha hassastır.

Keçiboynuzu kaç metre rakımda yetişir? Akdeniz genelinde çoğunlukla 0–500 m arasında görülür. Türkiye'de genellikle 700–800 m'ye kadar, nemli rüzgârlara açık yamaçlarda 800–1.000 m'ye kadar doğal yayılış gösterir.

Keçiboynuzu yetişmek için ne kadar yağış ister? Ağaç 250–500 mm yağışla yaşayabilir; ancak ticari ürün için yılda en az 500–550 mm yağış ya da tamamlayıcı sulama gerektiği bildirilmektedir.

Keçiboynuzu iç bölgelerde yetiştirilebilir mi? Kışları sert geçen ve sık don gören iç bölgeler keçiboynuzu için uygun değildir. Ağaç, donlu gün sayısının çok az olduğu kıyı kuşağında en iyi gelişir.

Carob Türkiye ile Akdeniz'in İklim Mirası

Keçiboynuzunun iklim istekleri, bu ağacın neden Türkiye'nin güney kıyılarıyla özdeşleştiğini açıklar. Sıcak ve kurak yazlar, ılık ve yağışlı kışlar, Akdeniz kıyılarımızda yetişen keçiboynuzunun karakterini belirleyen temel unsurlardır.

Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Keçiboynuzunun nerede yetiştiğine dair genel bilgiler için Keçiboynuzu Nedir? Nerede Yetişir? yazımızı okuyabilir, ürünlerimizi Keçiboynuzu Meyvesi ve Ürünlerimiz sayfalarından inceleyebilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yerli kaynaklar

Günal, N., "Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.)'nun Türkiye'deki Coğrafi Yayılışı, Ekolojik ve Floristik Özellikleri", Marmara Coğrafya Dergisi, Sayı 2, s. 60–74, 1998. dergipark.org.tr/tr/pub/marucog/article/560542

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, "Keçiboynuzu (Harnup) Bahçe Tesisi Projesi Fizibilite Raporu ve Yatırımcı Rehberi", Ankara, 2020. eskisehir.tarimorman.gov.tr/BelgelerArsiv/Yat%C4%B1r%C4%B…

Şahin, G., Taşlıgil, N., "Agricultural Geography Analysis of Carob Tree (Ceratonia siliqua L.) from Turkey", Turkish Journal of Agriculture – Food Science and Technology, 4(12), 1192–1200, 2016. doi.org/10.24925/turjaf.v4i12.1192-1200.979

Türk Patent ve Marka Kurumu, "Alanya Keçiboynuzu / Alanya Harnup – Mahreç İşareti, Tescil No: 1705", 2025. ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/7bbe4a8b-399…

Yabancı kaynaklar

Batlle, I., Tous, J., "Carob tree. Ceratonia siliqua L. Promoting the conservation and use of underutilized and neglected crops. 17", Institute of Plant Genetics and Crop Plant Research, Gatersleben / International Plant Genetic Resources Institute, Roma, 1997. ISBN 92-9043-328-X. hdl.handle.net/10568/104277

Dahmani, W., Elaouni, N., Abousalim, A., Akissi, Z. L. E., Legssyer, A., Ziyyat, A., Sahpaz, S., "Exploring Carob (Ceratonia siliqua L.): A Comprehensive Assessment of Its Characteristics, Ethnomedicinal Uses, Phytochemical Aspects, and Pharmacological Activities", Plants, 12(18), 3303, 2023. doi.org/10.3390/plants12183303

Morton, J. F., "Carob", Fruits of Warm Climates, Miami, 1987. growables.org/information/TropicalFruit/CarobMorton.htm

Orwa, C., Mutua, A., Kindt, R., Jamnadass, R., Simons, A., "Agroforestree Database: a tree reference and selection guide, version 4.0 – Ceratonia siliqua", World Agroforestry Centre, 2009. apps.worldagroforestry.org/treedb2/AFTPDFS/Ceratonia_sili…

Bilimsel Kaynaklar
Merak ettikleriniz mi var?