Bebeklerde Reflü ve Keçiboynuzu Gamı İçeren Mamalar
Bebeklerde beslenme sonrası ağızdan süt gelmesi (regürjitasyon) oldukça yaygındır ve çoğu zaman bebeğin büyümesiyle kendiliğinden geçer. Şikâyetlerin sürdüğü, mamayla beslenen bazı bebeklerde hekimler koyulaştırılmış "anti-regürjitasyon" (AR) mamalar önerebilir. Bu mamalarda kullanılan kıvam artırıcılardan biri, keçiboynuzu çekirdeğinden elde edilen keçiboynuzu gamıdır (E410).
Bu yazıda koyulaştırılmış mamaların ne olduğunu, keçiboynuzu gamının bu mamalardaki rolünü, uluslararası kılavuzların ve bilimsel çalışmaların neler söylediğini ve bu ürünlerin neden mutlaka hekim önerisi ve gözetimiyle kullanılması gerektiğini ele alıyoruz.
Önemli Uyarı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bebeğinizin beslenmesinde yapacağınız her değişiklik, özellikle mama değişikliği veya mamaya koyulaştırıcı eklenmesi, mutlaka çocuk hekiminin önerisi ve gözetimiyle yapılmalıdır. Evde keçiboynuzu tozu, keçiboynuzu unu veya pekmezi gibi ürünlerin bebek mamasına ya da anne sütüne eklenmesi uygun değildir. Bebek mamaları özel olarak formüle edilmiş ürünlerdir ve bu yazıda söz edilen keçiboynuzu gamı, mutfakta kullanılan keçiboynuzu tozundan tamamen farklı bir bileşendir.
Kusmanın fışkırır tarzda olması, yeşil veya kanlı kusma, beslenmeyi reddetme, kilo alamama, solunum sıkıntısı, aşırı huzursuzluk veya halsizlik gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Bebeklerde Regürjitasyon ve Reflü Nedir?
Gastroözofageal reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesidir. Bebeklerde bu durum sıklıkla beslenme sonrası ağızdan süt gelmesi şeklinde görülür ve çoğu bebekte fizyolojik kabul edilir; yani bir hastalık belirtisi değildir. Reflüye bağlı belirtiler bebeğin yaşam kalitesini etkileyecek kadar rahatsız edici olduğunda veya komplikasyonlara yol açtığında ise "gastroözofageal reflü hastalığı" (GÖRH) söz konusu olabilir.
Kuzey Amerika ve Avrupa çocuk gastroenteroloji derneklerinin (NASPGHAN ve ESPGHAN) ortak kılavuzu, bebeklerde reflü yönetiminde ilaç dışı yaklaşımların öncelikli olduğunu vurgular. Kılavuzda önerilen beslenme düzenlemeleri arasında mama veya besin koyulaştırıcıları, beslenme hacminin azaltılması ya da beslenmelerin daha sık yapılması yer alır (Rosen ve ark., 2018).
Koyulaştırılmış (AR) Mamalar Nedir?
Koyulaştırılmış mamalar, standart mamalara göre daha yüksek viskoziteye sahip olacak şekilde formüle edilmiş bebek mamalarıdır. Amaç, mamanın midede daha koyu bir kıvamda kalarak yemek borusuna geri gelmesini zorlaştırmaktır.
2018 yılında yayımlanan bir derlemede, koyulaştırılmış mamaların regürjitasyonun sıklığını ve şiddetini azalttığı, reflüyle ilişkili belirtileri iyileştirebileceği ve kilo alımını artırabileceği belirtilmiştir. Aynı derlemeye göre bu mamalarda kıvam artırıcı olarak pirinç ve mısır nişastası, keçiboynuzu gamı ve soya polisakkaritleri kullanılmaktadır. Araştırmacılar, viskozite, sindirilebilirlik ve besin dengesi açısından ticari koyulaştırılmış mamaların, standart mamaya sonradan koyulaştırıcı eklenmesine tercih edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Derlemeye göre bu mamalar; güvence verilmesine ve uygun beslenme hacmine rağmen şikâyetleri devam eden, mamayla beslenen bebeklerde endikedir (Salvatore ve ark., 2018).
Keçiboynuzu Gamı Bu Mamalarda Ne İşe Yarar?
Keçiboynuzu gamı, keçiboynuzu çekirdeğinin endosperminden elde edilen bir galaktomannandır ve Avrupa Birliği'nde E410 koduyla onaylı bir gıda katkı maddesidir. Suyla temas ettiğinde kıvam oluşturur. EFSA'nın değerlendirmesine göre keçiboynuzu gamı insanda pratikte sindirilmez, bozulmadan emilmez ve bağırsak bakterileri tarafından önemli ölçüde fermente edilir (EFSA ANS Paneli, 2017).
Bebek mamalarında keçiboynuzu gamının işlevi, mamaya kıvam vermektir. 2022 tarihli bir derlemede, koyulaştırılmış anti-regürjitasyon mamalarında keçiboynuzu gamının en çok çalışılan kıvam artırıcı olduğu ve yan etkilerinin sınırlı olduğu belirtilmiştir. Ancak aynı derlemede, karşılaştırmalı çalışma eksikliği nedeniyle belirli bir kıvam artırıcının diğerlerine üstün olarak önerilemeyeceği vurgulanmıştır (Barbieur ve ark., 2022).
Keçiboynuzu çekirdeği ve gamı hakkında genel bilgi için Keçiboynuzu Çekirdeği Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
Kılavuzlar Ne Söylüyor?
NASPGHAN ve ESPGHAN'ın 2018 tarihli ortak kılavuzunda koyulaştırılmış beslenmeyle ilgili başlıca değerlendirmeler şöyle özetlenebilir (Rosen ve ark., 2018):
- Çalışma grubu, GÖRH'lü bebeklerde görünür regürjitasyon ve kusmanın tedavisinde koyulaştırılmış beslenmenin kullanılmasını önermektedir.
- Koyulaştırma görünür regürjitasyonu azaltmaktadır; ancak regürjitasyon dışındaki belirtiler üzerindeki etkisi daha az açıktır.
- Koyulaştırmanın pH ölçümüyle değerlendirilen asit reflü parametrelerini iyileştirmediği bildirilmektedir.
- Bir kıvam artırıcının diğerinden daha etkili olduğunu gösteren kesin veri bulunmamaktadır.
- Kılavuz, keçiboynuzu bazlı kıvam artırıcıların 42 haftalık gebelik yaşından sonraki bebeklerde kullanım için onaylı olduğunu belirtmektedir.
Bu son nokta özellikle önemlidir: Erken doğmuş (prematüre) bebeklerde kıvam artırıcı kullanımı ayrı bir değerlendirme gerektirir ve yalnızca uzman hekim kararıyla yapılabilir.
Bilimsel Çalışmalardan Bulgular
Keçiboynuzu gamı içeren mamalarla yapılmış çeşitli çalışmalar bulunmaktadır:
Gerçek yaşam çalışması (Fransa, 2020). Ortalama 9,3 haftalık 2.604 bebeğin dahil edildiği, bir ay süren açık etiketli gözlemsel çalışmada keçiboynuzu gamıyla koyulaştırılmış mama kullanan bebeklerde regürjitasyon sıklığı ve tahmini hacmi anlamlı biçimde azalmış, bebeklerin yüzde 48'inde regürjitasyon tamamen geçmiştir. Dışkı sıklığı artmış ve kıvamı yumuşamış, ancak değerler fizyolojik aralıkta kalmıştır. Çalışma bir mama üreticisi tarafından finanse edilmiştir (Tounian ve ark., 2020).
Randomize kontrollü çalışma (çok merkezli, 2024). Regürjitasyonu olan 103 bebekte, 100 mL'de 0,4 gram keçiboynuzu gamı içeren mama ile koyulaştırılmamış kontrol mama karşılaştırılmıştır. Sekiz haftanın sonunda test grubunun dışkısı kontrol grubuna göre daha sulu bulunmamış, regürjitasyon sıklığı ise test grubunda anlamlı olarak daha düşük olmuştur (Salvatore ve ark., 2024).
Türkiye'den bir çalışma (2026). Selçuk Üniversitesi'nde yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen 26 prematüre bebeğin geriye dönük olarak incelendiği çalışmada, keçiboynuzu gamı içeren anti-regürjitasyon mamasına başlanmasının ardından yedinci günde dışkı kıvamı, ıkınma, karın şişliği ve gaz çıkarma gibi sindirim toleransı göstergelerinde kısa dönemli iyileşme gözlenmiştir. Araştırmacılar, bulguların yeterli güce sahip ileriye dönük çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtmiştir (Konak ve ark., 2026). Bu çalışmanın yoğun bakım koşullarında ve uzman hekim gözetiminde yapıldığının altını çizmek gerekir.
Bu çalışmaların önemli bir kısmının mama üreticileri tarafından desteklendiği ve bazılarının kontrol grubu olmadan yürütüldüğü göz önünde bulundurulmalıdır.
EFSA'nın Güvenlik Değerlendirmesi
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), keçiboynuzu gamını iki aşamada değerlendirmiştir.
2017 değerlendirmesi. EFSA, keçiboynuzu gamı için sayısal bir kabul edilebilir günlük alım miktarı belirlenmesine gerek olmadığı ve genel nüfus için bildirilen kullanımlarda güvenlik endişesi bulunmadığı sonucuna varmıştır. Ancak özel tıbbi amaçlı gıdalarla beslenen bebek ve küçük çocukların, altta yatan tıbbi durumları nedeniyle keçiboynuzu gamının sindirim sistemi üzerindeki etkilerine daha duyarlı olabileceğini ve mevcut verilerin bu grup için yeterli bir değerlendirmeye izin vermediğini belirtmiştir (EFSA ANS Paneli, 2017).
2023 değerlendirmesi. EFSA, keçiboynuzu gamının 16 haftalıktan küçük bebeklere yönelik gıdalarda ve özel tıbbi amaçlı gıdalarda kullanımını yeniden değerlendirmiştir. Panel, domuz yavrularında yapılan bir çalışmada kandaki çinko düzeylerinin düşmesine dayanarak günde vücut ağırlığının kilogramı başına 1.400 mg'lık bir referans noktası belirlemiş ve güvenlik marjı yaklaşımını kullanmıştır. Değerlendirmede bebekler için bazı senaryolarda ve maruziyet düzeylerinde güvenlik marjının 1'in üzerinde olduğu, yalnızca özel tıbbi amaçlı gıda tüketen küçük çocuklar için ise tüm maruziyet düzeylerinde 1'in üzerinde olduğu bildirilmiştir (EFSA FAF Paneli, 2023).
Bu değerlendirmeler, keçiboynuzu gamının bebek gıdalarında kontrollü ve belirlenmiş düzeylerde kullanılmasının önemini göstermektedir. Ticari mamalardaki kullanım düzeyleri mevzuatla belirlenir; evde yapılacak eklemelerde ise bu kontrol mümkün değildir.
Evde Koyulaştırıcı Eklemenin Riskleri
Bazı ülkelerde anne sütü veya standart mamaya eklenmek üzere keçiboynuzu gamı bazlı koyulaştırıcılar satılmaktadır. Belçika'da yapılan bir laboratuvar çalışmasında, bu tür koyulaştırıcıların mamaya eklenmesiyle viskozitenin önerilen dozun yüzde 25'inden itibaren üstel biçimde arttığı gösterilmiştir. Yani dozdaki küçük değişiklikler mamanın kıvamını büyük ölçüde değiştirebilmektedir. Aynı çalışmada keçiboynuzu gamının nihai kıvama ancak yaklaşık 30 dakika sonra ulaştığı bildirilmiş; araştırmacılar ebeveynlerin doğru hazırlama ve bekleme süresi konusunda eğitilmesinin önemini vurgulamıştır (Baert ve ark., 2024).
Bu bulgular, neden ticari koyulaştırılmış mamaların sonradan koyulaştırıcı eklenmesine tercih edildiğini (Salvatore ve ark., 2018) ve neden her türlü koyulaştırma uygulamasının hekim önerisiyle yapılması gerektiğini açıklamaktadır. Çok koyu bir mama, bebeğin emme sırasında daha fazla enerji harcamasına ve beslenme güçlüğüne yol açabilir.
Ayrıca keçiboynuzu gamına karşı nadir de olsa aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir; örneğin bir bebekte keçiboynuzu gamının tetiklediği besin proteini kaynaklı enterokolit sendromu (FPIES) olgusu yayımlanmıştır (Jędrzejczyk ve ark., 2020).
Sık Sorulan Sorular
Keçiboynuzu gamlı mamalar reflüyü tedavi eder mi? Kılavuzlara göre koyulaştırılmış mamalar görünür regürjitasyonu ve kusmayı azaltabilir; ancak asit reflü parametrelerini iyileştirmediği bildirilmektedir. Bu mamalar, hekim değerlendirmesi sonrasında önerilen bir beslenme düzenlemesidir.
Evde mamaya keçiboynuzu tozu ekleyebilir miyim? Hayır. Mutfakta kullanılan keçiboynuzu tozu, mamalarda kullanılan keçiboynuzu gamından farklı bir üründür. Bebek mamasına veya anne sütüne hekim önerisi olmadan herhangi bir ürün eklenmemelidir.
Keçiboynuzu gamlı mamalar prematüre bebeklerde kullanılabilir mi? Kılavuz, keçiboynuzu bazlı kıvam artırıcıların 42 haftalık gebelik yaşından sonra kullanım için onaylı olduğunu belirtmektedir. Prematüre bebeklerde her türlü beslenme kararı uzman hekim tarafından verilmelidir.
Keçiboynuzu gamı güvenli midir? EFSA, genel nüfus için bildirilen kullanımlarda güvenlik endişesi olmadığını belirtmiştir. Bebek gıdalarındaki kullanım ise ayrıca değerlendirilmiş ve belirli koşullara bağlanmıştır.
Carob Türkiye ile Keçiboynuzu Çekirdeği Üzerine Bir Not
Keçiboynuzu gamının bebek mamalarında kullanılması, keçiboynuzu çekirdeğinin ne denli değerli ve teknik bir hammadde olduğunu gösteren örneklerden biridir. Bununla birlikte bebek mamaları, sıkı mevzuata tabi özel ürünlerdir ve bu yazı bir ürün önerisi değildir.
Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Keçiboynuzu çekirdeği hakkında bilgi almak için Keçiboynuzu Çekirdeği sayfamızı inceleyebilir, toptan ve ihracat talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez.
Yerli kaynaklar
Konak, M., Kılıçlı, E., Uygun, S.S., Namal, H., "Short-Term Gastrointestinal Tolerance and Oxygenation Changes After a Locust Bean Gum-Containing Formula in Preterm Infants: A Retrospective Paired Cohort Study", Nutrients, 18(11), 1834, 2026 (Türkiye'de yürütülmüş çalışma). doi.
org/ 10. 3390/ nu18111834 Yabancı kaynaklar
Rosen, R., Vandenplas, Y., Singendonk, M., Cabana, M. ve ark., "Pediatric Gastroesophageal Reflux Clinical Practice Guidelines: Joint Recommendations of the North American Society for Pediatric Gastroenterology, Hepatology, and Nutrition and the European Society for Pediatric Gastroenterology, Hepatology, and Nutrition", Journal of Pediatric Gastroenterology and Nutrition, 66(3), 516–554, 2018. doi.
org/ 10. 1097/ MPG. 0000000000001889 Salvatore, S., Savino, F., Singendonk, M., Tabbers, M., Benninga, M.A., Staiano, A., Vandenplas, Y., "Thickened infant formula: What to know", Nutrition, 49, 51–56, 2018. doi.
org/ 10. 1016/ j. nut. 2017. 10. 010 Barbieur, J., Levy, E.I., Vandenplas, Y., "Efficacy and safety of medical and nutritional management of gastroesophageal reflux in formula-fed infants: a narrative review", Current Opinion in Pediatrics, 34(5), 503–509, 2022. doi.
org/ 10. 1097/ MOP. 0000000000001147 EFSA Panel on Food Additives and Nutrient Sources added to Food (ANS), Mortensen, A. ve ark., "Re-evaluation of locust bean gum (E 410) as a food additive", EFSA Journal, 15(1), e04646, 2017. doi.
org/ 10. 2903/ j. efsa. 2017. 4646 EFSA Panel on Food Additives and Flavourings (FAF), Younes, M. ve ark., "Re-evaluation of locust bean gum (E 410) as a food additive in foods for infants below 16 weeks of age and follow-up of its re-evaluation as a food additive for uses in foods for all population groups", EFSA Journal, 21(2), e07775, 2023. doi.
org/ 10. 2903/ j. efsa. 2023. 7775 Tounian, P., Meunier, L., Speijers, G., Oozeer, R., Vandenplas, Y., "Effectiveness and Tolerance of a Locust Bean Gum-Thickened Formula: A Real-Life Study", Pediatric Gastroenterology, Hepatology & Nutrition, 23(6), 511–520, 2020. doi.
org/ 10. 5223/ pghn. 2020. 23. 6. 511 Salvatore, S., Klymenko, V., Karpushenko, Y., Durczak-Hilleman, M. ve ark., "Tolerance and Safety of an Anti-Regurgitation Formula Containing Locust Bean Gum, Pre-, and Postbiotics: A Multi-Country Multi-Center Prospective Randomized Controlled Study in Infants with Regurgitation", Nutrients, 16(6), 899, 2024. doi.
org/ 10. 3390/ nu16060899 Baert, K., Ombecq, M., Van Winckel, M., Henry, S., Tommelein, E., Vanhoorne, V., "The viscosity-enhancing effect of carob bean gum and sodium carboxymethylcellulose when added to infant formula", Food Science & Nutrition, 12(4), 2661–2670, 2024. doi.
org/ 10. 1002/ fsn3. 3947 Jędrzejczyk, M., Bartnik, K., Funkowicz, M., Toporowska-Kowalska, E., "FPIES Induced by Locust Bean Gum in an Infant", Journal of Investigational Allergology and Clinical Immunology, 30(3), 197–199, 2020. doi.
Bilimsel Kaynaklarorg/ 10. 18176/ jiaci. 0475