CAROB TÜRKİYE

Carob Turkiye, keçiboynuzu ürünlerini dünya genelindeki müşterilere ulaştıran, kaliteli ve doğal ürünlerle küresel pazara ihracat yapan bir firmadır.

Saray Mah, Hanımağa Sokak 3-1, 07400

Haritalarda Gör

[email protected]

0242 517 40 45

Whatsapp Hattımız

Keçiboynuzu Ağacında Gübreleme

Keçiboynuzu Ağacında Gübreleme
Yetiştirme ve Hasat Görüntülenme (68)

Keçiboynuzu Ağacında Gübreleme

Keçiboynuzu, fakir topraklarda bile yetişebildiği için geleneksel olarak neredeyse hiç gübrelenmeyen bir ağaçtır. Ancak araştırmalar, özellikle azotun yaşlı bahçelerde meyve üretimini artırabildiğini göstermektedir. İlginç olan şudur: Keçiboynuzu bir baklagil olmasına rağmen köklerinde nodül oluşturmaz ve havanın azotunu bağlayamaz.

Bu yazıda keçiboynuzunun besin ihtiyaçlarını, azot bağlama konusundaki yaygın yanlış kanıyı, kaynaklarda önerilen gübre miktarları ve zamanlamasını, organik gübrenin ve mikorizal ortaklıkların rolünü, Türkiye'deki resmî rehberler ve bilimsel çalışmalar ışığında ele alıyoruz.

Keçiboynuzu Gübre İster mi?

Keçiboynuzu, besin maddesi bakımından fakir topraklarda yetişebilen kanaatkâr bir ağaç olarak bilinir. IPGRI tarafından yayımlanan monografiye göre keçiboynuzu bahçeleri geleneksel olarak hemen hiç gübrelenmemiştir. Tür her zaman çok fakir topraklara son derece uyumlu kabul edilmiş ve yalnızca yerel olarak bulunabildiğinde biraz ahır gübresi verilmiştir. Ancak son yıllarda ürünün yeniden değer kazanmasıyla bazı çiftçiler mineral ya da organik gübreler kullanmaya başlamıştır (Batlle ve Tous, 1997).

Julia Morton da yetiştiricilerin çoğunun gübrelemeyi gereksiz gördüğünü, buna karşılık Kıbrıs'ta gübrelemenin desteklendiğini aktarır (Morton, 1987). Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yatırımcı rehberinde ise keçiboynuzunun mineral yönünden zengin toprakları sevmediği ve mineral oranı düşük toprakların bitkinin gelişmesi için ideal olduğu belirtilir.

Bu bilgiler, keçiboynuzunun gübresiz yaşayabildiğini gösterir. Ancak "yaşayabilmek" ile "en iyi verimi vermek" aynı şey değildir. Monografide aktarılan kaynakların çoğu, azotun yaşlı keçiboynuzu bahçelerinde meyve üretimini artırmadaki faydasını vurgular.

Baklagil Ama Azot Bağlamıyor: Nodül Tartışması

Baklagiller familyasının en bilinen özelliklerinden biri, kökleri üzerinde oluşan nodüllerde yaşayan bakteriler sayesinde havanın azotunu bağlayabilmesidir. Nohut, fasulye ve yonca gibi bitkiler bu özellikleri nedeniyle toprağı azotça zenginleştirir. Keçiboynuzu da baklagiller familyasından olduğu için çoğu zaman aynı özelliğe sahip olduğu varsayılır. Ancak bilimsel çalışmalar bunun doğru olmadığını göstermektedir.

IPGRI monografisine göre keçiboynuzu bir baklagil olmasına karşın, Caesalpinioideae alt familyasının çoğu üyesi gibi nodül oluşturmaz ve dolayısıyla azot bağlayamaz. Monografide bu tespitin 1980'li yıllarda Portekiz'de yapılan çalışmalara dayandığı belirtilir (Batlle ve Tous, 1997).

Bu konu, İtalya'da yapılan bir saha çalışmasıyla da test edilmiştir. Sicilya ve Sardunya'daki altı bahçede yetişkin keçiboynuzu ağaçlarının yapraklarında azotun doğal izotop oranları ölçülmüş ve sonuçlar azot bağladığı bilinen ağaçlarla (katırtırnağı ve yalancı akasya) ve azot bağlamayan ağaçlarla (zeytin, kocayemiş ve sakız ağacı) karşılaştırılmıştır. Azot bağlayan ağaçların yapraklarında beklendiği gibi farklı değerler bulunurken, keçiboynuzu yapraklarının değerleri azot bağlamayan kontrol ağaçlarına benzer çıkmıştır. Araştırmacılar, verilerin tarlada yetişen keçiboynuzunun simbiyotik olarak bağlanmış azot kullandığı hipotezini desteklemediği sonucuna varmıştır (La Malfa ve ark., 2010).

Aynı çalışmada, Caesalpinioideae alt familyasındaki türlerin yalnızca yaklaşık yüzde 5'inin azot bağlayan ortaklıklar kurduğu ve keçiboynuzunda doğada nodüle nadiren rastlandığı belirtilir. Bu nedenle keçiboynuzu bahçesinde azotun bitkinin kendisi tarafından karşılanacağı varsayımıyla hareket edilmemelidir.

Mikorizal Ortaklıklar ve Beslenme

Keçiboynuzu azot bağlayamasa da beslenmesine yardımcı olan başka bir ortaklığa sahiptir. IPGRI monografisine göre arbusküler mikorizal mantarlar keçiboynuzu köklerine yerleşebilir; ektomikorizal bir ortaklık ise bulunmamıştır. Mikorizal kolonizasyon bitkinin azot alımını artırabilir. Keçiboynuzu sıklıkla azot ve fosfor bakımından yetersiz topraklarda yetiştiği için bu mantarlar beslenmeyi iyileştirebilir (Batlle ve Tous, 1997).

Fas'ta genç keçiboynuzu ağaçlarıyla yapılan bir çalışmada, yerel mikorizal mantarlar ile yeşil atık kompostunun birlikte uygulanması, kuraklık stresi altındaki bitkilerde sekiz ayın sonunda kontrole göre fosfor alımını yüzde 75, azot alımını yüzde 46, potasyum alımını yüzde 35 ve kalsiyum alımını yüzde 40 artırmıştır (Boutasknit ve ark., 2021). Bu sonuçlar kontrollü denemelere ait olmakla birlikte, organik madde ve toprak canlılığının keçiboynuzu beslenmesindeki önemine işaret etmektedir.

Kaynaklarda Önerilen Gübre Miktarları

Keçiboynuzunda gübreleme konusunda kaynaklar farklı yaklaşımlar sergiler. Bu farklılık, hedeflenen üretim biçiminden (geleneksel, yoğun ya da organik) kaynaklanır.

IPGRI Monografisinin Önerisi

IPGRI monografisi, hektarda 50 ağaç bulunan ve ortalama 2.500–3.000 kg/ha ürün veren geleneksel bahçeler için hektara 50 kg azot (N), 20 kg fosfor (P₂O₅) ve 50 kg potasyum (K₂O) uygulanabileceğini belirtir (Batlle ve Tous, 1997). Bu öneri, belirli bir bahçe tipine göre verilmiştir; ağaç yoğunluğu, toprak yapısı ve verim farklı olan bahçelerde toprak ve yaprak analizleriyle uyarlanması gerekir.

Besin maddesi Hektara miktar Uygulama zamanı
Fosfor (P₂O₅)20 kgSonbaharda, hasattan sonra
Potasyum (K₂O)50 kgSonbaharda, hasattan sonra
Azot (N), yüzde 25'i50 kg'ın dörtte biriSonbaharda, hasattan sonra
Azot (N), kalan kısmı50 kg'ın dörtte üçüŞubatta, amonyum sülfat olarak

Kaynak: Batlle ve Tous, 1997. Hektarda 50 ağaç ve 2.500–3.000 kg/ha verim için verilen öneridir.

Monografide, bir miktar sulama yapılan bahçelerde azot ve potasyumun, baklaların hızlı büyüme evresine denk gelen mayıs ve haziran aylarında verilebileceği de belirtilir.

Gübreli Sulama Denemesi

Portekiz'de olgun 'Mulata' ağaçlarında yapılan bir çalışmada üç sulama düzeyi (buharlaşmanın yüzde 0, 50 ve 100'ü) ile iki azot dozu (hektara yılda 21 ve 63 kg, amonyum nitrat olarak) birlikte denenmiştir. Gübreli sulama miktarı arttıkça vejetatif büyüme ve meyve üretiminin de arttığı görülmüştür (Correia ve Martins-Loução, 1995). IPGRI monografisinde bu sonuçların, Akdeniz bölgesindeki standart koşullarda azot uygulamalarının sulama olmasa bile etkili olabileceğine işaret ettiği aktarılır.

Organik Gübre

Keçiboynuzu gübrelemesinde organik madde, kaynakların büyük çoğunluğunun ortak noktasıdır. IPGRI monografisi, diğer tüm meyve ve kabuklu meyve ağaçlarında olduğu gibi keçiboynuzunda da organik madde uygulamasının yararını vurgular ve her 3–4 yılda bir, sonbahardaki toprak işleme sırasında ağaç başına 30–40 kg ahır gübresi verilmesini önerir.

Türkiye'deki kaynaklarda da organik gübre öne çıkar:

Tarım ve Orman BakanlığıFidanların ilk dikiminde hayvan gübresi ya da keçiboynuzu posasının gübre olarak kullanılmasını önerir; dikim çukurunda boş kalan yerlerin ahır gübresi ve toprak karışımıyla doldurulmasını belirtir.
Batı Akdeniz Kalkınma AjansıKeçiboynuzu tarımında genel olarak organik üretim önerildiği için dikim çukurlarında kullanılmak üzere dekara yaklaşık 1 ton yanmış çiftlik gübresi önerir (Erbaş, 2024).
Alanya Keçiboynuzu coğrafi işaret belgesiDikim sırasında iyi yanmış hayvan gübresi (tercihen küçükbaş) ve toprağa taban gübresi verilmesini tavsiye eder (Türk Patent ve Marka Kurumu, 2025).

Organik gübrenin iyi yanmış (olgunlaşmış) olması önemlidir. Taze gübre, kök bölgesinde istenmeyen etkilere yol açabileceği için kaynaklar özellikle "yanmış" ya da "iyi yanmış" gübreden söz eder.

Fidan ve Genç Ağaçlarda Gübreleme

Genç ağaçların besin ihtiyacı, yetişkin ağaçlardan farklıdır. IPGRI monografisine göre fidan dikiminden sonra yapılan ikinci sulamanın ardından düzenli gübreleme yapılmalı ve azot, daha kolay alınabildiği için nitrat yerine ağırlıklı olarak amonyum formunda verilmelidir.

Alanya Keçiboynuzu coğrafi işaret belgesinde de fidanların beslenmesinde NPK ve organik madde uygulandığı, dikimden sonraki ilk yıllarda gelişim boyunca NPK, iz element ve organik madde ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği belirtilir. Böylece ağacın kök ve taç gelişimi desteklenir ve meyveye yatma süresi kısaltılabilir. Dikim aşamasını "Keçiboynuzu Fidanı Nasıl Dikilir?" yazımızda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Organik Üretim ve Gübreleme

Bazı Türkiye kaynakları, keçiboynuzu yetiştiriciliğinde gübreyi ilk dikimle sınırlı tutmayı önerir. Bakanlık rehberinde ilk dikimde hayvan gübresi ya da meyve posası kullanılacağı, diğer yıllarda ise keçiboynuzu meyvesinin organik oluşumunu etkilememek için gübreleme önerilmediği belirtilir. Rehberde keçiboynuzunun çok fazla hastalık ve zararlısı olmayan bir bitki olduğu, özellikle yabani popülasyonların bulunduğu alanlarda ilaçlama yapılmadan uzun yıllar yetiştirilebildiği de vurgulanır.

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'nın fizibilite modelinde de gübreleme yalnızca ilk yıl için hesaplanmış, sonraki yıllarda gübreleme öngörülmemiştir (Erbaş, 2024).

Bu yaklaşım ile uluslararası kaynaklardaki "azot yaşlı bahçelerde verimi artırır" bulgusu arasında bir gerilim vardır. Aslında iki yaklaşım farklı hedeflere hizmet eder: Biri düşük girdili, doğala yakın ve organik nitelikli üretimi; diğeri ise verimi en üst düzeye çıkarmayı amaçlar. Hangisinin tercih edileceği, yetiştiricinin üretim hedefine, pazarına ve varsa organik sertifikasyon koşullarına bağlıdır. Organik üretimde kullanılacak gübrelerin ilgili mevzuata uygun olması gerektiği de unutulmamalıdır.

Gübreleme Yaparken Dikkat Edilecekler

Kaynaklardaki ilkeleri bir araya getirdiğimizde keçiboynuzunda gübreleme için şu noktalar öne çıkar:

  • Gübreleme kararı toprak analizine dayanmalıdır; Bakanlık rehberi de bahçe kurulmadan önce gerekli analizlerin yapılmasını önerir.
  • Keçiboynuzunun baklagil olduğu için azot ihtiyacını kendisinin karşılayacağı varsayılmamalıdır.
  • Fosfor ve potasyum ile azotun bir kısmı sonbaharda, hasattan sonra; azotun kalan kısmı şubatta verilebilir.
  • Sulanan bahçelerde azot ve potasyum, baklaların hızlı büyüdüğü mayıs–haziran aylarına denk getirilebilir.
  • Organik madde düzenli aralıklarla, iyi yanmış gübre olarak verilmelidir.
  • Genç fidanlarda azot, amonyum formunda tercih edilebilir.

Gübreleme tek başına verimi belirlemez. IPGRI monografisinde keçiboynuzunda sık görülen periyodisitenin nedenleri arasında gübreleme ve budama gibi bahçe yönetimindeki eksikliklerin yanı sıra yağış düzensizliği, don ve tozlaşma eksikliği de sayılır. Bu nedenle gübreleme; sulama, budama ve tozlaşma yönetimiyle birlikte ele alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Keçiboynuzu ağacı gübrelenmeli mi? Keçiboynuzu gübresiz de yaşayabilir ve geleneksel olarak çok az gübrelenmiştir. Ancak uluslararası kaynaklar, özellikle azotun yaşlı bahçelerde meyve üretimini artırabildiğini bildirmektedir.

Keçiboynuzu baklagil olduğu için azot bağlar mı? Hayır. Keçiboynuzu baklagil olmasına rağmen kök nodülü oluşturmaz ve havanın azotunu bağlayamaz. İtalya'da yapılan izotop çalışması da tarladaki keçiboynuzu ağaçlarının bağlanmış azot kullandığına dair bir kanıt bulamamıştır.

Keçiboynuzuna hangi gübre verilir? Kaynaklar iyi yanmış ahır gübresini temel organik gübre olarak önerir. Mineral gübre kullanılacaksa IPGRI monografisi, geleneksel bir bahçe için hektara 50 kg N, 20 kg P₂O₅ ve 50 kg K₂O önermektedir.

Keçiboynuzu ne zaman gübrelenir? Fosfor, potasyum ve azotun bir kısmı sonbaharda hasattan sonra; azotun kalan kısmı şubatta verilebilir. Organik gübre her 3–4 yılda bir sonbaharda toprak işleme sırasında uygulanabilir.

Carob Türkiye ile Dengeli Beslenen Ağaçtan Kaliteli Ürüne

Keçiboynuzu, az girdiyle yetişebilen yapısıyla doğaya yakın bir tarımsal üründür. Doğru ölçüde ve doğru zamanda yapılan beslenme ise ağacın uzun yıllar boyunca dengeli ve kaliteli ürün vermesine katkı sağlar.

Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz. Ürünlerimizi Keçiboynuzu Meyvesi ve Ürünlerimiz sayfalarından inceleyebilir, keçiboynuzu hakkında genel bilgi için Keçiboynuzu Nedir? yazımızı okuyabilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yerli kaynaklar

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, "Keçiboynuzu (Harnup) Bahçe Tesisi Projesi Fizibilite Raporu ve Yatırımcı Rehberi", Ankara, 2020. eskisehir.tarimorman.gov.tr/BelgelerArsiv/Yat%C4%B1r%C4%B…

Erbaş, S., "Keçiboynuzu Tarımı ve Endüstrisi Fizibilite Raporu", Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Yayın No: 153, ISBN 978-605-4752-49-2, 2024. kalkinmakutuphanesi.gov.tr/assets/upload/dosyalar/keciboy…

Türk Patent ve Marka Kurumu, "Alanya Keçiboynuzu / Alanya Harnup – Mahreç İşareti, Tescil No: 1705", 2025. ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/7bbe4a8b-399…

Yabancı kaynaklar

Batlle, I., Tous, J., "Carob tree. Ceratonia siliqua L. Promoting the conservation and use of underutilized and neglected crops. 17", Institute of Plant Genetics and Crop Plant Research, Gatersleben / International Plant Genetic Resources Institute, Roma, 1997. ISBN 92-9043-328-X. hdl.handle.net/10568/104277

La Malfa, S., Tribulato, E., Gentile, A., Ventura, M., Gioacchini, P., Tagliavini, M., "15N natural abundance technique does not reveal the presence of nitrogen from biological fixation in field grown carob (Ceratonia siliqua L.) trees", Acta Horticulturae, 868, 191–196, 2010. doi.org/10.17660/ActaHortic.2010.868.22

Correia, P. J., Martins-Loução, M. A., "Seasonal variations of leaf water potential and growth in fertigated carob-trees (Ceratonia siliqua L.)", Plant and Soil, 172(2), 199–206, 1995. sapientia.ualg.pt/entities/publication/29bd966c-4312-406f…

Boutasknit, A., Baslam, M., Ait-El-Mokhtar, M., Anli, M., Ben-Laouane, R., Ait-Rahou, Y., Mitsui, T., Douira, A., El Modafar, C., Wahbi, S., Meddich, A., "Assemblage of indigenous arbuscular mycorrhizal fungi and green waste compost enhance drought stress tolerance in carob (Ceratonia siliqua L.) trees", Scientific Reports, 11, 2021. doi.org/10.1038/s41598-021-02018-3

Morton, J. F., "Carob", Fruits of Warm Climates, Miami, 1987. growables.org/information/TropicalFruit/CarobMorton.htm

Bilimsel Kaynaklar
Merak ettikleriniz mi var?