CAROB TÜRKİYE

Carob Turkiye, keçiboynuzu ürünlerini dünya genelindeki müşterilere ulaştıran, kaliteli ve doğal ürünlerle küresel pazara ihracat yapan bir firmadır.

Saray Mah, Hanımağa Sokak 3-1, 07400

Haritalarda Gör

[email protected]

0242 517 40 45

Whatsapp Hattımız

Keçiboynuzu Hastalıkları ve Zararlıları

Keçiboynuzu Hastalıkları ve Zararlıları
Yetiştirme ve Hasat Görüntülenme (58)

Keçiboynuzu Hastalıkları ve Zararlıları

Keçiboynuzu, Akdeniz havzasında yüzyıllardır az bakımla yetiştirilen ve genel olarak "hastalığa ve zararlıya dayanıklı" diye bilinen bir ağaçtır. Bu ün büyük ölçüde doğrudur; ancak bu, ağacın hiçbir sorunla karşılaşmadığı anlamına gelmez. Külleme ve yaprak lekesi gibi yaprak hastalıkları, yaşlı ağaçlarda odun çürüklükleri, bazı topraklarda kök çürüklükleri ve özellikle meyveye zarar veren keçiboynuzu güvesi, bahçede ve depoda dikkat edilmesi gereken başlıca konulardır.

Bu yazıda keçiboynuzunda görülen önemli hastalık ve zararlıları, belirtileri, hangi koşullarda öne çıktıklarını ve bilimsel kaynaklarda önerilen genel mücadele yaklaşımlarını derledik. Amaç, üreticinin sorunu erken tanımasına ve gereksiz ilaçlamadan kaçınarak doğru önlemi almasına yardımcı olmaktır.

Keçiboynuzu Gerçekten Dayanıklı Bir Ağaç mı?

Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Akdeniz ikliminin sıcak ve kurak yazlarına uyum sağlamış, herdem yeşil bir baklagil ağacıdır. Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bahçe tesisi fizibilite raporunda, keçiboynuzunun çok fazla hastalık ve zararlısı bulunmayan bir bitki olduğu; yabani popülasyonların bulunduğu alanlarda ilaçlama yapılmadan uzun yıllar yetiştirilebildiği belirtilmektedir (OGM, 2020). Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı için hazırlanan 2024 tarihli fizibilite raporunda da keçiboynuzunun genellikle ciddi böcek ve hastalık sorunlarından arı kabul edildiği ve geleneksel olarak ilaçlanmadığı ifade edilir (Erbaş, 2024).

Uluslararası kaynaklar da benzer bir tablo çizer. Akdeniz meyvelerini ele alan bir değerlendirmede, keçiboynuzunun başlıca zararlıları olarak dal kurdu (Zeuzera pyrina) ve keçiboynuzu güvesi sayılmış; Oidium ceratoniae kaynaklı mantar hastalığının ise zaman zaman yapraklarda ve genç meyvelerde görüldüğü, Akdeniz bölgesinde ciddi bir sorun bildirilmediği belirtilmiştir (Tous ve Ferguson, 1996).

Ancak tablo değişmektedir. İtalya'daki güncel bir derleme, iklim olaylarının şiddetlenmesi ve uluslararası ticaretin artmasıyla birlikte, istilacı bazı böceklerin ve bunlarla taşınan mantarların keçiboynuzu bahçelerinde giderek daha sık gözlendiğini vurgulamaktadır (Castello ve ark., 2023). Bu nedenle "keçiboynuzu hastalanmaz" yaklaşımı yerine "keçiboynuzu az sorun çıkarır, ama izlenmelidir" yaklaşımı daha gerçekçidir.

Yaprak Hastalıkları: Külleme ve Yaprak Lekeleri

Külleme (Pseudoidium ceratoniae)

Külleme, keçiboynuzunda en önemli döngüsel hastalıklardan biri olarak kabul edilir. Etmeninin güncel adı Pseudoidium ceratoniae'dir; eski kaynaklarda Oidium ceratoniae olarak geçer. Castello ve arkadaşlarının (2023) derlemesine göre hastalık, yaprağın üst yüzünde toz görünümlü sarımsı lekeler, alt yüzde ise zamanla koyulaşan grimsi-beyaz bir örtü şeklinde kendini gösterir. Lekeler birleşerek mantarlaşmış, ağ görünümlü alanlar oluşturabilir; genç yapraklar kıvrılabilir. Meyve enfeksiyonlarında baklalar cılız kalabilir, boyutları küçülebilir ve şeker içerikleri düşebilir. Hırvatistan'daki bir mesleki değerlendirmede de ağır enfeksiyonlarda meyvede şekil bozukluğu görülebileceği belirtilmiştir (Miličević, 2020).

Aynı derlemeye göre külleme; yüksek nem, yaklaşık 20–25 °C sıcaklık aralığı, az yağışlı ve orta-yüksek sıcaklıklı dönemler ile taç içindeki gölgeli bölgeler tarafından desteklenir. Doğrudan yağmur ve aşırı ıslaklık ise enfeksiyonu engelleyebilir. Sıcak ve kuru koşullardaki salgınlar ciddi yaprak dökümüne yol açabilir.

Cercospora yaprak lekesi (Pseudocercospora ceratoniae)

İkinci önemli yaprak hastalığı Cercospora yaprak lekesidir. Damarlar boyunca 2–3 mm büyüklüğünde, çoğu zaman sarımsı bir hale ile çevrili siyahımsı-kahverengi lekelerle başlar; yaprakçıklar üzerinde grimsi mantar kümeleri görülür. Ağır enfeksiyonlarda tacın önemli bir bölümü yaprak dökebilir. Hastalık sık yağışlı dönemlerde öne çıkar; sporlar yağmur damlası sıçraması ve rüzgârla yayılır (Castello ve ark., 2023). Miličević (2020) de bu hastalığın şiddetli durumlarda yaprakta yanıklık görüntüsüne dönüşebildiğini aktarır.

Diğer siyah yaprak lekeleri

Alternaria alternata, Pestalotiopsis türleri ve daha seyrek olarak başka mantarlar da yaprak lekelerine neden olabilir. Bu lekeler Cercospora belirtilerine çok benzediği için tarlada göz ile ayırt etmek zordur; kesin tanı için laboratuvar incelemesi gerekir (Castello ve ark., 2023).

Odun Çürüklükleri ve Kanserler

Keçiboynuzu uzun ömürlü bir ağaçtır ve yaşlı ağaçlarda gövde ile kalın dallarda çürüklükler sık görülür. Castello ve arkadaşlarına (2023) göre en yaygın odun çürüklüğü etmeni, kahverengi küp çürüklüğüne yol açan Laetiporus sulphureus'tur. Mantar yaralar, budama kesikleri, çatlaklar ve böcek zararı yoluyla girer; selüloz ve hemiselülozu parçalar, odunu kahverengileştirir. Gövde dibinde raf biçimli meyve gövdeleri genellikle mayıs–kasım arasında görülür. Derleme, ağacın çürüğü kendi içinde sınırlama (kompartımanlaştırma) yeteneğine sahip olduğunu, bu nedenle çürük dokunun kazınarak çıkarılmasının önerilmediğini belirtir.

Daha seyrek görülen beyaz çürüklük (Fomes/Phellinus türleri), Ganoderma türleri ve Schizophyllum commune de keçiboynuzunda kaydedilmiştir. Bu grup için önerilen önlemler; budama yaralarının korunması, ağacın strese sokulmaması, enfekte dokuların ve budama artıklarının bahçeden uzaklaştırılması ve sağlıklı fidan kullanılmasıdır. Derlemede, keçiboynuzunun öz çürüklüğüne karşı görece dirençli olduğu ve gövdesi oyulmuş yüzyıllık ağaçların sağlıklı kalabildiği de vurgulanır.

Dal kanseri ve dal kuruması, başta Botryosphaeriaceae ailesinden mantarlar (Diplodia olivarum vb.) tarafından oluşturulur; sürgün ve dallar enfeksiyon noktasından aşağıya doğru kurur. İtalya'daki bahçelerde nadir kaydedildiği belirtilse de (Castello ve ark., 2023), Hırvatistan'da Diplodia olivarum kaynaklı Botryosphaeria kanseri üç önemli hastalıktan biri olarak sayılmaktadır (Miličević, 2020). Bu fark, hastalık baskısının bölgeye göre değişebildiğini gösterir.

Kök ve Toprak Kaynaklı Hastalıklar

Kök çürüklükleri, ağacın yavaş yavaş zayıflamasıyla kendini gösteren ve fark edildiğinde genellikle ilerlemiş olan sorunlardır. Castello ve arkadaşlarının (2023) derlemesine göre Armillaria mellea ve Rosellinia necatrix keçiboynuzu köklerini enfekte edebilir. Mücadele esas olarak önleyicidir: bahçe kurulacak alanın önceki ürününün dikkate alınması, kökleri havalandıran toprak işlemesi ve meyve ağaçlarında Armillaria'ya karşı Trichoderma esaslı ürünlerin kullanılabilmesi bu kapsamda sayılır.

Verticillium solgunluğu (Verticillium dahliae) keçiboynuzunda yalnızca bir kez, Kaliforniya'da bildirilmiştir. Akdeniz'de şu an bir sorun olarak görülmese de zeytinle karışık bahçelerde potansiyel bir risk olarak değerlendirilmektedir. Fide döneminde ise Phytophthora, Pythium, Fusarium ve Rhizoctonia gibi toprak kaynaklı etmenler çökerten (kök boğazı çürüklüğü) yapabilir (Castello ve ark., 2023).

Bu noktada toprak koşullarının rolü önemlidir. Keçiboynuzu taban suyu yüksek ve rutubetli topraklardan hoşlanmaz (OGM, 2020; Erbaş, 2024). Su tutan, drenajı zayıf parsellerde kök hastalıkları riski artacağından, bahçe yeri seçimi aslında hastalık yönetiminin ilk adımıdır.

Bakteriyel Hastalıklar

Pseudomonas syringae pv. ciccaronei'nin neden olduğu bakteriyel yaprak nekrozu, yaprağın çoğunlukla üst yüzünde, sarımsı halelerle çevrili küçük ölü lekeler oluşturur. Yoğun yağış ve yüksek nem hastalığı destekler; Sicilya'da ilkbaharda ortaya çıkıp yazın durduğu bildirilmiştir. Bakteri gözenekler ve budama ile hasat sırasında açılan yaralardan girer. Önerilen önlemler yaralanmayı sınırlamak, gerektiğinde bakırlı preparatlar kullanmak ve budama artıklarını uzaklaştırmaktır (Castello ve ark., 2023).

Başlıca Zararlılar

Keçiboynuzu güvesi (harnup güvesi)

Keçiboynuzunun en önemli zararlısı, keçiboynuzu güvesi veya harnup güvesi olarak bilinen Ectomyelois ceratoniae'dir (bazı kaynaklarda Apomyelois ceratoniae). Akdeniz bölgesindeki keçiboynuzu zararlılarını derleyen Gugliuzzo ve arkadaşlarına (2019) göre zararlıların çoğu ara sıra ortaya çıkar ve ciddi zarar yapmaz; istisna, hem bahçede hem depoda keçiboynuzuna saldırabilen, çok sayıda konukçusu olan bu güvedir. Larvalar baklanın içinde beslenir; depolanan üründe de zarar sürebilir. Türkiye'de Zirai Mücadele Teknik Talimatları'nda harnup güvesinin konukçuları arasında harnup, nar, incir, turunçgiller, ceviz, badem ve daha birçok bitki sayılmakta, en çok narda ve göbekli portakalda zarar yaptığı belirtilmektedir (TAGEM, Zirai Mücadele Teknik Talimatları).

Bu zararlının biyolojisi ve entegre mücadelesi ayrı bir yazının konusu olacak kadar kapsamlıdır; burada yalnızca bahçe hijyeninin (yere dökülen ve ağaçta kalan bulaşık meyvelerin toplanıp imha edilmesi) temel önlem olduğunu not etmekle yetinelim.

Odun ve kabuk delen böcekler

Gugliuzzo ve arkadaşları (2019), kabuk ve oduna giren böceklerin dal ve gövdelerde solgunluğa ve kurumaya yol açabileceğini belirtir. Son yıllarda İtalya'da öne çıkan Xylosandrus compactus ve X. crassiusculus gibi ambrosia böcekleri bu grubun yeni ve endişe verici üyeleridir. Castello ve arkadaşlarına (2023) göre X. compactus dişileri odun dokusuna galeri açarak larvalara besin olan mantarları taşır; böcek ayrıca Fusarium solani tür kompleksi gibi iletim demetlerini tıkayan ve sürgün kurumasına neden olan mantarları da taşıyabilir. Bu böcek özellikle strese girmiş ağaçları tercih eder. Klasik bir zararlı olan dal kurdu (Zeuzera pyrina) da genç ağaçların gövde ve dallarında zarar yapabilir (Tous ve Ferguson, 1996; Erbaş, 2024).

Diğer zararlılar

Unlubitler, kabuklu bitler, akarlar, bazı sinek ve kelebek türleri keçiboynuzunda görülebilir; ancak genellikle ara sıra ortaya çıkar ve ekonomik önemleri sınırlıdır (Gugliuzzo ve ark., 2019). Erbaş (2024), siyah yaprak bitini ve sincap, sıçan gibi kemirgenleri de keçiboynuzunda karşılaşılabilecek sorunlar arasında sayar. Depolarda ise güveler ve kemirgenler meyve kaybına yol açabilir (Gugliuzzo ve ark., 2019).

Belirtilere Göre Hızlı Tanı Tablosu

Gözlenen belirti Olası neden İlk yapılacak
Yaprak altında grimsi-beyaz toz, üstte sarı leke Külleme Taç havalandırması, dökülen yaprakların temizliği
Damar boyunca küçük siyah-kahverengi lekeler Cercospora veya diğer yaprak lekeleri Laboratuvarda tanı, yaprak artıklarının uzaklaştırılması
Gövde dibinde raf biçimli mantar gövdesi Odun çürüklüğü Yeni yaralardan kaçınma, ağacı stresten koruma
Ağaçta yavaş ve genel zayıflama Kök çürüklüğü, drenaj sorunu Toprak ve kök boğazı kontrolü
Sürgün uçlarında ani kuruma, dalda küçük delikler Ambrosia böcekleri, dal kurdu Uzman incelemesi, kuruyan dalların uzaklaştırılması
Baklada delik, içte pislik ve ağ Keçiboynuzu güvesi Bulaşık meyvelerin toplanıp imhası

Bu tablo yalnızca yön göstermek içindir. Belirtilerin birbirine benzediği durumlarda, özellikle yaprak lekelerinde, kesin tanı için il ve ilçe tarım müdürlüklerinden veya bitki koruma laboratuvarlarından destek alınmalıdır.

Genel Mücadele Yaklaşımı: Önce Kültürel Önlemler

Keçiboynuzunda mücadelenin temeli kültürel önlemlerdir. Castello ve arkadaşları (2023), külleme için müdahale eşiklerinin yüksek olduğunu ve kimyasal uygulamanın çoğu zaman gerekmediğini belirtir; gerektiğinde ilkbaharda kükürt esaslı fungisitlerden söz eder. Derlemedeki genel öneriler şöyle özetlenebilir:

  • Taç içini havalandıracak şekilde budama yapmak, gölgede kalan nemli bölgeleri azaltmak
  • Hastalıklı dökülmüş yaprakları toplamak veya toprağa gömmek
  • Budama ve hasatta ağaçta gereksiz yara açmamak, büyük kesikleri korumak
  • Budama artıklarını ve kuruyan dalları bahçeden uzaklaştırmak
  • Ağacı kuraklık ve besin eksikliği gibi streslerden korumak
  • Sağlıklı, güvenilir kaynaktan fidan kullanmak
  • Yeni bahçede mümkünse hastalığa toleranslı çeşitleri tercih etmek
  • Yere dökülen ve ağaçta kalan güve bulaşık meyveleri düzenli olarak imha etmek

Çeşit seçimi de bir mücadele aracıdır. Castello ve arkadaşlarının derlemesinde Rojal, Matalafera, Amele di Bari ve Racemosa çeşitlerinin küllemeye dayanıklı, Negra, Melera ve Saccarata çeşitlerinin ise duyarlı olarak tanımlandığı aktarılır. Erbaş (2024) da İspanya'da test edilen çeşitlerin zararlılara karşı farklı derecelerde duyarlı olduğunu, bazı erdişi çeşitlerin dişi çeşitlere göre yaprak bitine daha duyarlı bulunduğunu belirtir.

Kimyasal mücadeleye karar verilecekse, ülkemizde yalnızca ilgili ürün ve zararlı için ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı, etiket talimatlarına ve hasat öncesi bekleme sürelerine uyulmalıdır. Keçiboynuzunun büyük kısmının ilaçsız yetiştirildiği düşünüldüğünde, gereksiz uygulamalar hem maliyeti artırır hem de ürünün doğal üretim avantajını zayıflatır.

Sık Sorulan Sorular

Keçiboynuzu ağacı her yıl ilaçlanmalı mı? Kaynaklar, keçiboynuzunun geleneksel olarak ilaçlanmadığını ve hastalık-zararlı sorunlarının çoğunlukla sınırlı kaldığını göstermektedir. Rutin ilaçlama yerine düzenli gözlem ve kültürel önlemler önerilir.

Yapraklardaki beyaz toz neyin işaretidir? Yaprak alt yüzündeki grimsi-beyaz örtü genellikle küllemeye işaret eder. Taç havalandırması ve hastalıklı yaprakların temizlenmesi ilk önlemlerdir.

Gövdesi oyulmuş yaşlı bir ağaç kesilmeli mi? Keçiboynuzu öz çürüklüğüne görece dirençlidir ve gövdesi oyulmuş yaşlı ağaçlar sağlıklı kalabilir. Ağacın statik güvenliği uzman tarafından değerlendirilmeden kesim kararı verilmemelidir.

Depodaki keçiboynuzunda kurtlanma neden olur? Depodaki zararın başlıca nedeni keçiboynuzu güvesidir. Bulaşık ürünün ayrılması ve depo hijyeni temel önlemlerdir.

Carob Türkiye ile Sağlıklı Hammadde

Keçiboynuzunda kaliteli ürün, sağlıklı ağaçtan ve doğru yönetilen bahçeden başlar. Az girdiyle yetişebilen bu ağacın doğal avantajını korumak, hastalık ve zararlıları erken fark edip gereksiz müdahalelerden kaçınmakla mümkündür. Carob Türkiye olarak keçiboynuzu meyvesi, kırığı, unu/tozu, çekirdeği ve ekstraktı tedarik ediyoruz.

Keçiboynuzu hakkında genel bilgi için Keçiboynuzu Nedir? yazımızı okuyabilir, ürünlerimizi Keçiboynuzu Meyvesi ve Ürünlerimiz sayfalarında inceleyebilirsiniz. Toptan ve ihracat talepleriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yerli kaynaklar

Orman Genel Müdürlüğü, "Keçiboynuzu (Harnup) Bahçe Tesisi Projesi: Fizibilite Raporu ve Yatırımcı Rehberi", T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2020. konyadayatirim.gov.tr/assets/upload/dosyalar/keciboynuzu-…

Erbaş, S., "Keçiboynuzu Tarımı ve Endüstrisi Fizibilite Raporu", Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Yayın No: 153, 2024. kalkinmakutuphanesi.gov.tr/assets/upload/dosyalar/keciboy…

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), "Zirai Mücadele Teknik Talimatları, Cilt V: Subtropik Bitki Zararlıları – Harnup güvesi (Ectomyelois ceratoniae)", Tarım ve Orman Bakanlığı. bku.tarimorman.gov.tr/Zararli/KaynakDetay/1132

Yabancı kaynaklar

Castello, I., Polizzi, G., Vitale, A., "Major Pathogens Affecting Carob in the Mediterranean Basin: Current Knowledge and Outlook in Italy", Pathogens, 12(11), 1357, 2023. doi.org/10.3390/pathogens12111357

Gugliuzzo, A., Mazzeo, G., Mansour, R., Tropea Garzia, G., "Carob pests in the Mediterranean region: bio-ecology, natural enemies and management options", Phytoparasitica, 47(5), 605–628, 2019. doi.org/10.1007/s12600-019-00766-7

Miličević, T., "The most important diseases of carob", Glasnik Zaštite Bilja, 43(5), 64–67, 2020. doi.org/10.31727/gzb.43.5.8

Tous, J., Ferguson, L., "Mediterranean Fruits", Progress in New Crops (ed. J. Janick), s. 416–430, 1996. growables.org/information/TropicalFruit/CarobProgNewCrop.htm

Bilimsel Kaynaklar
Merak ettikleriniz mi var?